Kırşehir’in Su Kaynakları Tehlikede: Dev Maden Projesine Onay
Kırşehir kent merkezine ve içme suyu kaynaklarına yakın konumda planlanan, milyonlarca ton atık üreteceği belirtilen dev maden projesi, tüm itirazlara rağmen Bakanlık tarafından onaylandı. Kararın ardından hukuki sürecin başlaması bekleniyor.

Kırşehir’de Koç Holding ile Fernas ortaklığında hayata geçirilmesi planlanan ve Türkiye’nin en büyük altın madeni olacağı belirtilen projeye yönelik yoğun itirazlara rağmen süreç onayla sonuçlandı. Yaklaşık 2 bin 500 dilekçe ile kamu kurumları, meslek örgütleri ve sivil toplum yapıları tarafından itiraz edilen proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kabul edildi. Bu kararın ardından projeye karşı hukuki mücadelenin de resmen başlaması bekleniyor.
Yaklaşık 8 bin futbol sahasına denk gelen devasa maden sahasının, Kırşehir kent merkezine oldukça yakın bir konumda yer aldığı ve şehrin içme suyu havzalarının tam üzerinde bulunduğu ifade ediliyor. Projenin bu yönü, çevresel riskleri daha da artırırken, su kaynakları üzerindeki olası etkiler kamuoyunda ciddi endişelere yol açıyor.
Daha önce Ankara’da gerçekleştirilen İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantılarına, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu öncülüğünde Kırşehir Belediyesi, Kırşehir Kent Konseyi, TEMA Vakfı ile birlikte çok sayıda çevre ve koruma platformu katılarak projeye yönelik kapsamlı itirazlarını dile getirmişti. İlk iki İDK toplantısında rapordaki eksiklikler gerekçe gösterilerek proje ertelenmişti. Ancak son toplantıda, yöneltilen soruların önemli bir bölümünün yanıtsız kalmasına ve rapordaki eksikliklerin giderilmemesine rağmen onay kararı verildi.
Proje kapsamında milyonlarca ton zehirli atığın ortaya çıkacağı, binlerce ton patlayıcı kullanılacağı ve milyonlarca metreküp su tüketileceği belirtiliyor. En fazla tartışma yaratan başlıklardan biri ise her yıl yaklaşık 200 bin ton konsantre cevherin Kırşehir’den yurt dışına çıkarılacak olması oldu.
Kırşehir Kent Konseyi tarafından yaptırılan analizlerde, maden sahasında yalnızca altın değil aynı zamanda nadir toprak elementlerinin de bulunduğu tespit edildi. Bu durumun, söz konusu cevherin ham ya da yarı işlenmiş halde yurt dışına gönderilmesinin ülke açısından stratejik bir kayıp anlamına geldiği vurgulandı. Ancak tüm bu uyarılara ve itirazlara karşın proje için nihai onay verilmiş oldu.
Kararın ardından çevre örgütleri, yerel yönetimler ve meslek odalarının önümüzdeki günlerde projeye karşı hukuki süreç başlatması bekleniyor. Kırşehir’de maden projesi, çevresel etkileri ve stratejik boyutlarıyla uzun süre kamuoyunun gündeminde kalacağa benziyor.

MADEN SAHASININ YUKARIDAN GÖRÜNTÜSÜ






