Haber Detayı
05 Nisan 2021 - Pazartesi 21:29
 
GEÇMİŞLE BAĞ, GELECEKLE KÖPRÜ: ARKEOLOJİ
TARİH-ARKEOLOJİ Haberi
GEÇMİŞLE BAĞ, GELECEKLE KÖPRÜ: ARKEOLOJİ

 

Sevgili okuyucular yağmurlu bir Kırşehir gününde camdan dışarı baktığımızda hiçte iç açıcı olmayan birçok görüntüyle karşı karşıya gelmekteyiz. Bir türlü düşmeyen enflasyon, batan birçok esnaf, inip çıkan borsa, artan gıda fiyatları buna benzer tartışmalar ve sorunlar ülke gündeminde hayli konuşulduğunu biliyoruz. Bu durumda yağmur ve sis sadece Kırşehir’i değil tüm ülkeyi kaplamış durumda. Tüm bu olup bitenlerin içinde kültür politikalarının, arkeolojinin ve arkeologların yeri ve önemi gündemden uzakta, sular altında kayıp olmuş, görüntüsü gibi sis altındaysa...

Ülkemizde tarihi ve kültürel varlıkların korunması önemli derecede yükselişe geçmiş hemen her ortamda tartışılabiliyor olması da taktire şayandır. Deyim yerindeyse rüzgârı arkamıza aldık bakalım. Bu gelişmelerden olup bitenlerden herkesin gereken dersi çıkarması olduğunu düşünerek, Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın ülkemize sunacağı katkıları ahihaber gazetesinde siz değerli okurlarımla düşünce ve fikirlerimi paylaşmak istedim. Bundan sonraki yazılarımda sizlerle arkeoloji adına birçok gelişmeyi yazılarımda paylaşmanın mutluluğunu yaşayacağım.

Evet… Hepimiz zamanda yolcuğa çıkmanın ne kadar heyecan verici olacağını düşünürüz fakat bunun imkânsız olduğu kanısına varıp; fikrimizden vazgeçeriz. Hiç kimse 300 bin yıl önceye hatta daha önceki zamanlara yolculuk yapabildiğinin farkında değil!

Bu bağlamda devreye arkeoloji giriyor: Günümüz homo sapienslerine merak ettiği geçmişini öğreterek geleceğini aydınlatmasında yol göstermeye çalışıyor. Tıpkı bir Puzzle oyununda eksik olan parçaların tamamlanmasıyla görsel anlamını kazandırıyor.  TDK anlamı ve ya biz meslektekilerin kullandığı tanımdan ziyade Arkeoloji; puzzle örneğindeki parçaların bulunmasını ve kültürlerin anlam kazanmasını sağlayan bir bilim dalı olarak karşımıza çıkıyor.

 

Prehistoria ( Tarih öncesi ), Proto-historia ( ön tarih) ve klasik dönemler olmak üzere 3 e ayrılan arkeolojide yukarıda bahsettiğimiz yolculuk ve puzzle prehistorik dönemlerde insanın doğaya müdahalesi ile başlıyor. Prehistorik dönemlerden, Antik dönemlere kadar baktığımızda aslında insanın doğa ile etkileşiminin ilk ve çarpıcı örneklerini görüyoruz. Paleolitik Dönemde insanlar mağaralarda yaşayıp, doğada bulduğu materyallerden çeşitli boyutlarda alet yapmaya başlayıp, bizon, mamut, fil gibi büyük cüsseli hayvanları avlamışlardır.  Ardından bu hayvanlarla olan savaş ve av ilişkisini bir ileri boyuta taşıyıp mağara duvarlarına ilk sanatsal faaliyetleri olan mağara resimlerini yapması, dönem insanının doğa ile olan ilişkisinin en çarpıcı göstergesidir.

Ardından ilerleyen dönemlerde –yani Neolitik Dönemde- yavaş yavaş yerleşik hayata geçme aşamalarına başlayıp tarımı keşfetmeleri, toprak ile insan arasındaki en uzun süren iletişimin bir başlangıcı olmuştur. Daha sonraları Göbeklitepe’de, T biçimli dikilitaşlar üzerine doğada etkileşim içinde oldukları hayvanların kabartmalarını yapmaları, toprakla, kille iletişimlerini daha da güçlendirip günlük kullanım kolaylığı açısından kap-kacak üretimine başlamaları, elde ettiği ürünü korumak için, şükranlarını sunmak için aynı kilden bereket-bolluk tanrı ve tanrıçaları yapmaları doğadan aldığı yardımda gizlidir.  İlerleyen dönemlerde hızını alamayıp madenleri keşfedip ilk şehircilik faaliyetlerinin ardından büyük çapta savaşların başlaması, bu savaşların ardından ilk büyük çapta göç faaliyetlerinin yapılması gibi onlarca örneği prehistorik ve protohistorik dönemlerdeki insan-doğa ilişkisi kapsamına sığdırabiliriz. 

Arkeolog : Sinan ÖZCAN

Kaynak: Editör:
Etiketler: GEÇMİŞLE, BAĞ,, GELECEKLE, KÖPRÜ:, ARKEOLOJİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı