BİR KADININ KALEMİNDEN…

Aptallık bir zekâ problemi değildir, aptallık ahlâkî bir problemdir.

Gündem Yayın: 11 Mart 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 11.03.2026 22:56:00
Editör -
Okuma Süresi: 8 dk.
Google News

BİR KADININ KALEMİNDEN…
Aptallık bir zekâ problemi değildir, aptallık ahlâkî bir problemdir. 
Mademki sen; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna kâfir diyecek kadar cesursun, ben de sana şerefsiz namussuz vatansız ahlaksız diyecek kadar cesur ve yürekliyim!
Atatürk'ün düşmanı, düşmanımdır.
Adı: Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Görevi: İlk Cumhurbaşkanı,
Doğum yeri: Selanik,
Yaşı: 57,
Eğitim: Harp Akademisi
Yabancı Dil: Fransızca, Almanca, İngilizce, Arapça, Bulgarca
Savaş: 11,
Madalya: 24,
Nişan: 7,
Yazdığı Kitap: 11,
Okuduğu Kitap Sayısı: 4000,
Açtığı Fabrika: 48,
En Büyük Başarısı: Türk vatanını işgalden kurtarması, Türkiye Cumhuriyeti Devlet'ini kurması. Aynı takımı tutmadığım adamla anlaşırım,
Aynı partiye oy vermediğim adamla anlaşırım,
Aynı dini paylaşmadığım adamla anlaşırım,
Aynı milletten olmadığım adamla da anlaşırım,
Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmeyenle asla anlaşmam...
Ben, Ülkemi, ilkelerimi, fikrî düşüncemi Anayasanın ilk 4 maddesi gibi korur kollar asla taviz vermem.
Çünkü ben Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, Türkiye Cumhuriyetinin çocuğuyum...
Ben, Atatürkçüyüm,
Ben, Cumhuriyetçiyim,
Ben, lâikim,
Ben, antiemperyalistim,
Ben, tam bağımsız Türkiye'den yanayım,
Ben, Türk Milletindenim diyenlerdenim.
Ben, Türk Milletine tuzak kuran hainlerin düşmanıyım.
Ben, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım."
Ben, Allah ile aldatan namussuzların düşmanıyım.
Dindarım diye geçinip gece gündüz Atatürk'e küfür edenlerin düşmanıyım...
Atatürk; Diyaneti kuran,
Atatürk; Kuran-ı kendi parasıyla tefsir ettiren,
Atatürk; Kuran meali ve İlmihali yaptıran,
Atatürk; İmam Hatipleri açan
Atatürk; Ayasofya'yı müze değil de Cami olarak kayıt yaptırandır.
Ben, "susan dilsiz şeytandır" sözünün takipçisiyim..
Ne Kök'ümü yok sayarım, ne dalımdan koparım...
Ne mutlu Türk vatanının kurtarıcısı, Türk devletinin kurucusu, Türk milletinin ulu önderi gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunda olanlara. Ne mutlu türküm diyene. Biz değil onlar korksun! Bu devlet biziz, biz milletiz biz Atatürk’üz. 8mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun. 
Mustafa Kemal için soracağınız soruların cevabı 100 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin çağdaşlaşmasında. Bugün ülkeyi yönetenler. Kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zannedenler. Tırnağı olamazlar.
Mustafa Kemal Atatürk’e Hiç Sordunuz mu?
Neden bir tane bile ev, bir tane bile saray yapmadı da, 48 tane fabrika yaptı diye? Sormadınız.
Örnek çiftlik kurdu. Millete bağışladı. Kardeşine yapılacak ayrımcılığı reddetti. Bunlar milletin çiftliği içine saray yaptılar. ABD büyükelçiliğine tahsis ettiler. Özel hastaneleri olan bakana hastane için arsa hibe ettiler.
Siz onun Devrimciliğini nerden bileceksiniz?
Hiç Sordunuz mu? Neden kendine teklif edilen makam ve mevkileri kabul etmedi de, bütün rütbelerini söküp, Samsun'a çıkarak her şeye sıfırdan başladı diye?
Sormadınız! Siz onun Cumhuriyetçiliğini nerden bileceksiniz?
Hiç Sordunuz mu? Neden Paşalar gibi, Saraydan boğazı seyretmek yerine, yıllarca Cephe, cephe gezdi, ömrünü savaş meydanlarında tüketti diye?
Sormadınız.
Siz onun Milliyetçiliğini nerden bileceksiniz? 
Hiç sordunuz mu? Neden Beyoğlu diye diye, Konak diye diye değil de, Selanik diye diye yandığını, ağladığını?
Sormadınız. Siz onun Vatanseverliğini nerden bileceksiniz?
Hiç Sordunuz mu?
Bir ömrün Vatan ve Özgürlük uğruna neden ve nasıl seve, seve feda edildiğini?
Sormadınız.
Siz onun kıymetini nerden bileceksiniz? Erdoğan’a halk bu kadar yoksullaşırken sen saraylardan, uçaklardan konfor ve lüksten vazgeçmiyorsun diyebildiniz mi?
Herkes benim gibi Atatürk’e büyük bir sevgi ve hayranlıkla bağlı olmak zorunda değil. Birileri Atatürk’e düşmanlık ediyorsa bilin ki, onun arkasında başka nedenler var. Yobaz değilseniz düşmanlık edemezsiniz. Bu topraklarda Atatürk eşittir çağdaşlaşmadır, Aydınlanmadır, bilim egemen kafalı ve eleştirel akla sahip insanın yaratılması projesidir. 
Atatürk aynı zamanda eşittir antiemperyalist mücadeledir, üretebilmektir, ilahi mesajın doğru algılanmasıdır, tam bağımsız olma yolunda ilerlemedir, laikliktir, Milli birliğimizdir, dil beraberliği, bölünmez bütünlüğümüzdür, kurucu ideolojimizdir ve kusursuz demokrasiye giden yoldur.
“Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça, savaş bir cinayettir ”. Demiştir. Bunun içindir ki; “Peace at Home, Peace in the World”. Yurtta sulh, Cihanda Sulh Tümcelerini Birleşmiş Milletler girişine yazdıran büyük dünya lideridir.
‘Türk milletinin, medeniyet ve terakki yolunda kafasında ve beyninde tuttuğu meşale müspet ilimdir’… Diyen Kemalist düşünceden ayrılıp siyasal din baronlarının peşine düşerek, gerçek kimliğinden idealist gelişimden uzaklaşan Yargı ve Türk ordusu inandırıcılığını bu nedenle kaybetti.
Yargının Omurgası olan Savcı, unvanlarının önünde neden ‘Cumhuriyet’ kelimesi vardır. Bu ülkede Mustafa Kemal’in askeri olmak onur ve şereflerin en kutsalıdır. Çünkü bağımsızlığın, özgürlüğün yolu budur.
Tarihten Not: 
Adolf HİTLER önce kendine bağlı SS subaylarına Alman Polisi üniformalarından giydirdi ve kendi millet meclisinin bombalanması talimatını verdi...
Sonra Alman halkına bunu yapanlardan intikam alacağını söyleyerek, kendine muhalif kim varsa kumpaslarla ya hapse gönderdi ya da idam ettirdi...
Düzenlediği operasyonlar ile kendine biat etmeyen herkesi temizledi...
Her propaganda mitinginde ise şu cümlenin söylenmesini emretti ''ADOLF HİTLER tanrının gönderdiği bir kurtarıcıdır ve tanrı Alman halkının yanındadır !''
Sonrasında yapılan ilk seçimde ise halkın %74 oyunu alarak Führer, yani lider ilan edildi...
Tüm yetki tek bir kişide toplandı. İlk icraatı azınlıkta olan cumhuriyetçi ve sosyalist bölgeleri ülkeden tecrit ederek her türlü hizmetten muaf tutmak oldu.
Ülkedeki bütün gazete, dergi ve basın yayın organlarını elinin altına aldı. Öyle ki 2. Dünya savaşında Ruslar Berlin kapılarına dayandığında Alman halkı hala savaşı kazanmak üzere olduklarını sanıyordu...
Ve yenilirken dahi mitinglerinde milyonlarca insan toplanarak ona biat ettiklerini gösteriyordu...
Önceden Alman halkının ''tanrının elçisi, büyük lider, büyük başkan, büyük kurtarıcı'' gibi sloganlarla yere göğe sığdıramadığı ADOLF HİTLER'in intiharından bir ay sonra tüm gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı...
O aslında sadece çevresindeki silahlı koruma ordusuna güvenen, söylediği her şeyin yalan olduğu, korkak basit bir ruh hastasından başka bir şey değildi...
Alman halkı bunu çok geç anladı, herkes ona tapıyordu ama gün geldi hiç kimse ben oyumu ona verdim diyemedi...
Savaştan sonra tekrar bir meclis kuruldu, laik bir cumhuriyet sistemine geçiş yapılarak egemenlik artık tek bir kişinin değil kayıtsız şartsız milletin oldu!
İşte tarih her zaman tekerrürden ibarettir!
Bu sebepten ders alınması gerekir...
Egemenlik tek bir kişinin değil milletin olmalıdır!
Conrad Adenaur'un şu sözleri tarihe geçti:
"Umarım bir daha İsa bile gelse tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar aptal olmayız"… Demişti. Hitler dönemi deneyimini yaşamış Şansölye Adenaur doğru söylüyordu. Bir toplum tüm yetkileri tek kişiye verecek kadar aptal olmamalıydı...

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.