BİZİM HABERİMİZ YOK. ÇÜNKÜ HİÇBİRŞEY NORMAL DEĞİL…
Bu ülkede cahillik hiç bu kadar kibirli, saldırgan ve hadsiz olmamıştı. Cahillik hiç bu kadar baş tacı edilmemişti. Bilgi hiç bu kadar önemsiz olmamıştı. Utanma duygusu hiç bu kadar sıradanlaşmamıştı. Devletin kaynağı halktır.

BİZİM HABERİMİZ YOK. ÇÜNKÜ HİÇBİRŞEY NORMAL DEĞİL…
Bu ülkede cahillik hiç bu kadar kibirli, saldırgan ve hadsiz olmamıştı. Cahillik hiç bu kadar baş
tacı edilmemişti. Bilgi hiç bu kadar önemsiz olmamıştı. Utanma duygusu hiç bu kadar
sıradanlaşmamıştı. Devletin kaynağı halktır. Halk devletin mayasıdır. Halkı çekerseniz ortada
devlet diye bir şey kalmaz.
Cevdet Yılmaz (Cumhurbaşkanı Yardımcısı) dedi ki! “Borcumuz Yok.”
Mehmet Şimşek (Maliye Bakanı. Namı değer Halk Bankası Dolandırıcılığından sabıkalı. İngiliz
vatandaşı. İngiliz tefecilerin muhasebecisi. İngilizlerin tahsilat memuru) dedi ki: “Zenginiz. Yüksek
gelirli ülkeler seviyesindeyiz. Kişi başına düşen millî gelir 18 bin doların üzerine çıktı.”… Daha
önce ne demişti? “Dünyanın hiçbir yerinde emekli bayram ikramiyesi diye bir şey yok”… Bitti mi?
“her şeyi devletten beklemeyin”… Sözünü de söyleyiverdi. Arsızlık o kadar utanmazlık içindeki!
“Çalışanlarımızı, emeklilerimizi hiçbir zaman enflasyona ezdirmedik. Ezdirmeyeceğiz”. Bu
cümleleri kurarken sıkılmıyor. Bu cümleleri kurmasının tek bir nedeni var. Halkın uyurgezer halidir.
Vedat Işıkhan (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Namı değer ‘kibarcık’) dedi ki: “Gayet İyiyiz”…
Abdullah Güler (AKP Grup Başkanı.) Noktalı virgülü koydu: “Emeklilere verilecek Kaynak Yok”…
Alparslan Bayraktar (Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı) “Doğalgaz faturasının %45’i, Elektrik
faturasının %50’si devletimiz tarafından karşılanıyor”. Dedi!
Özlem Zengin. (AKP Grup Başkanı.) “Utanmıyoruz”! Dedi ve o’da noktayı koydu. Hızını alamadı ve
gerçeği söyledi. “Garibanlar sayesinde iktidar olduk”! Devamla; “Türkiye’nin şartları iyi olunca
emekli maaşları gözden geçirilecektir”. Dedi…
Bu lakırdıları edenlerin maaşlarını, kendilerine sağlanan yaşam konforlarını hangi ülke halkı vahşice
toplanan harç, ceza ve vergilerle karşılıyor? Gürcistan olabilir mi? Veya Amerika! Fransa, İngiltere!
Çocuğu Fransız okullarında okuyan Belçikalı, Belçika’dan, farklı bir maaşla besleniyor mudur? Kızı
lüks özel bir okulda okuyan, “Laikliğe” savaş açmış, kararname profesörü, milletin çocuğuna devlet
okullarında dinsel baskı oluşturan bir tarikat üyesi, Tarikatlardan uşaklık bedeli ve bağlılıkları karşılığı
nedir?
Soru şu! Bunları 23 yıldır iktidarda tutan nedir? Dindar Milliyetçi oluşlarımı? Demokrat oluşlarımı? Laik
sosyal bir hukuk devleti için mücadele ettikleri için mi? Çağdaş ilerici hukuk sistemini ve eğitimini
savundukları ve inşa ettikleri için mi? Yoksa “çalıyorlarsa, çalışıyorlar”; ahlakımı! Bu sorunun mutlak
bir karşılığı olmalı. Yoksa uzaya duble yol yapımı. Gabar’da petrol, Karadeniz’de doğalgaz mavalımı.
Yoksa halkın kendi kendine yeterliliğini yok ettikleri için mi? Bu süreç mutlak bir nedene bağlanmalı.
Yoksa kendilerini lüks ve şatafata yolcu edip sırtından indirmeyen halkın refah ve huzuru gelişmiş
ülkeler seviyesine çıkardıkları için mi? Yoksa Sosyal Hukuk devleti anlayışını yok edip, yerine parti
devleti inşa ettikleri için mi? Halkın kendi, kendine düşman olmasının nedeni nedir? Şeytan azapta
gerekir cümlesi içinde halkın mazoşist olması mıdır?
23 yıl önce bu ülke; Müslüman, demokrat sosyal laik ve hukuk devleti değilmiydi?
Bu halk bir günde 58 milyon lira harcayan bir saraya sahipse!
İftar yemeği adıyla; halkın seçilenleri milletin gözünün içine soka, soka 6 milyon lira tutan ziyafet
sofrası kurmuş bir halk meclisine sahipse.
Kendisi, kuru ekmek alırken zorlanan bir adamın, “Keşkek yatağında Avokado Soslu Antrkot” yiyen ile
övünmesi kadar büyük çelişki olamaz.
Her türlü yalana boyun eğmiş ise. Sormuyor, sorgulamıyorsa. Bu şatafatı, görgüsüzlüğü yıllarca
tepesinde taşıyan bu halkın; pazar artıklarından, çöpten beslenmesi, bağımsızlığının elinden alınması,
düşünce özgürlüğünün suç olması çok normal.
“Bana sorarsanız ramazan davulcularının gecenin karanlığında sokak, sokak dolaşarak davul
çalmasına artık hiç gerek yok. Çünkü kendisine ait fabrikaları, limanları, madenleri hatta vatandaşlığı
satılırken ayakta uyuyan bir milleti dünyanın hiçbir davulu uyandıramaz. Geçmediği köprüye, girmediği
tünele uçmadığı havalimanına görmediği otoyola yatmadığı hastaneye şakır, şakır para öderken o
paraları bizzat ödediğinin farkında bile olmayıp adeta uyurgezer gibi dolaşan bir toplumu davulu boş
ver. Başında bando trampet takımı çalsa uyanmaz”. Yılmaz Özdil
Bunun içindir ki; anayasal kurum ve kuruluşlar dâhil, hesap soran yok. Hesap veren yok. Utanan yok.
İstifa eden yok. Her türlü rezaleti uyurgezer halimizle izliyoruz.
Köpeklerin en büyük korkusu sahipleri ölürse, aç kalma korkusudur. Yalakanın kıblesi olmaz.
Döner, döner fırıldak olur. Güçlü birini gördüğü her yerde secde eder. Onlar için tanrıda,
kıblede çıkar odağıdır.
Ülkede kişi başına gelir 18 bin dolar olmuş. Yüksek gelirli ülkeler arasına girmişiz. Kısaca 4 kişilik bir
ailenin yıllık geliri 72 bin Dolara ulaşmış. 1Dolar 44.00 TL olduğuna göre böyle bir ailenin yıllık kazancı
3 milyon 162 lira. Aylık geliri 264 bin lira. Bu lafları eden Mehmet Şimşek ya; yalan söylüyor. Ya da
açlık sınırının altında yaşadığını iddia eden yurttaş yalan söylüyor.
Birileri bizleri fena halde kekliyor. Halkın bunlara sağladığı yaşam konforları hariç. Aktif ve emekli bir
vekil ayda 800 bin TL civarında bir maaşa sahip. Vekilin aylık geliri 18 bin 180 Dolar. Bu rakamları,
cebinden bir bardak çay parası dahi ödemeyen aktif ve emekli Cumhurbaşkanı olanların gelirleriyle
kıyaslayın. Bakanlarla, Generallerle, Genel Müdür maaşlarıyla, Bölge Müdür maaşlarıyla kıyaslayın.
Birde çoklu maaş alanları da dâhil ederseniz ortaya çıkan tablo İngiliz Şimşek’i haklı çıkartıyor. Birde
ülkenin kaymağını yiyen 5li çete grubu var. Dahası ise döviz spekülatörleri, iktidarın paçasına
yapışmış milletin kanını emen %20’lik sülük grubu var. Daha ötesi iktidarın faiz lobileri ile sıkı fıkılığı
var.
İnsanoğlu bir kez tatmasın iktidar gücünü, almasın paranın tadını. Ne ar dinler, ne namus. Kalmaz
ahlak. Eğer ki doğuştan yüklenmemişse, her gün resetlemek fayda sağlamaz. Kullan at siyasetin
gerçeği; fırsatçıdırlar. Zamanın darlığını bilirler ve devletin malına çökerler. Doğayı katlederler.
Atatürkçülükleri






