Arsenikli ve asitli maden suları Kılıçözü Çayı üzerinden Kızılırmaka karışarak bölgeyi tehdit edecek
Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın hazırladığı bilimsel rapora göre 1800 dönümlük alanda açılacak ve 480 metre derinliğe inerek uzaydan dahi görülebilecek devasa çukur, yeraltı sularını kurutacak.

Kırşehir’de Koç Holding ve Fernas’a ait altın madeni projesine ilişkin hazırlanan bilimsel rapor, bölge halkını endişelendiren çarpıcı bulgular ortaya koydu. Toprak İlmi ve Ekoloji uzmanı Prof. Dr. Doğan Kantarcı tarafından yapılan değerlendirmeye göre, maden sahasında açılması planlanan en büyük ocak 1800 dönümlük alanı kapsayacak ve 480 metre derinliğe ulaşacak. Bu devasa çukur, büyüklüğüyle uzaydan dahi görülebilecek.
Yeraltı Suları ve Kaynaklar Yok Olma Tehlikesinde
Raporda en kritik uyarılardan biri, ocağın bölgenin en derin çukuru haline gelecek olması. Boztepe İlçesi’nin 310 metre altına, Seyfe Gölü’nün ise 170 metre altına inecek bu dev çukur, yeraltı sularının doğal akışını bozacak. Yeraltı sularının ocağa dolmasıyla birlikte hem içme suyu kaynaklarının kuruyacağı hem de ocakta birikecek arsenikli suyun insanlar ve hayvanlar için ciddi bir zehir kaynağı haline geleceği belirtiliyor.
Asit Maden Suyu Felaketi
Analizlere göre maden sahasındaki kayaçlarda arsenik, lityum, kurşun, kükürt ve bakır gibi zehirli elementler bulunuyor. Kükürtlü bileşiklerin hava ile teması sonucunda sülfürik asit oluşacak. Bu “asit maden suyu”, ocakta biriken suya ve pasa malzemesinden sızan sulara karışarak ağır metallerin çözünmesine yol açacak. Arsenik ve kurşun gibi zehirli metallerin yeraltı ve yağış sularına karışmasıyla insan sağlığı ve hayvancılık büyük tehdit altında kalacak.
Zehirli Sular Kılıçözü Çayı’na Ulaşabilir
Kantarcı’nın raporunda özellikle su tahliyesi konusuna dikkat çekiliyor. Cevher zenginleştirmede kullanılacak suyun kimyasal arıtımının çok pahalı olacağı, yağışlarla yığılan materyallerden sızan suların ise kontrol edilemeyeceği vurgulanıyor. Üstelik bu kirli suların etkisinin yüz yılı aşkın süre devam etmesi bekleniyor. Deprem bölgesinde bulunan maden sahasında oluşabilecek yarılma ve çatlaklar, zehirli suyun Kılıçözü Çayı’na karışmasına yol açabilir. Kılıçözü Çayı’nın Kızılırmak Nehri’nin önemli kollarından biri olduğu düşünülürse, sadece Kırşehir değil, tüm bölge büyük bir çevre felaketi ile karşı karşıya kalabilir.
Otlaklar ve Hayvancılık Yok Olacak
Maden ocağı için ayrılan geniş ruhsat alanı, açılacak çukurlar, tesisler ve pasa döküm sahaları bölgedeki otlakların yok olmasına neden olacak. Bu da köylünün en önemli geçim kaynağı olan küçükbaş hayvancılığı bitme noktasına getirecek.
Kentpark Göleti Bile Risk Altında
Raporda ayrıca, Kırşehir’in simgelerinden biri olan Kentpark’taki yapay göletin de risk altında olduğu hatırlatılıyor. Göletin, Kılıçözü Çayı üzerine kurulan setle oluşturulduğu düşünüldüğünde, madenin yaratacağı kirliliğin yalnızca kırsal alanlarla sınırlı kalmayacağı, şehir merkezindeki halkın günlük yaşamını ve sağlığını da doğrudan etkileyeceği vurgulanıyor.