ÇEMAŞ’TA SOĞUK KIŞ, SICAK KAYGI: 29 İŞÇİ İŞTEN ÇIKARILDI, KIRŞEHİR TETİKTE
1976’dan bu yana Kırşehir’in sanayi hafızasında yer alan, yaklaşık 600 ailenin ekmek kapısı olan Çemaş Döküm Sanayi’nde başlayan işten çıkarmalar kentte ciddi endişe yarattı.

ÇEMAŞ’TA SOĞUK KIŞ, SICAK KAYGI: 29 İŞÇİ İŞTEN ÇIKARILDI, KIRŞEHİR TETİKTE
1976’dan bu yana Kırşehir’in sanayi hafızasında yer alan, yaklaşık 600 ailenin ekmek kapısı olan Çemaş Döküm Sanayi’nde başlayan işten çıkarmalar kentte ciddi endişe yarattı.
Kırşehir merkezli Çemaş Döküm Sanayi A.Ş., yaşadığı ekonomik sıkıntılar gerekçesiyle 29 işçinin işine son verdi. Şirket yönetiminin kararında, sektördeki sipariş daralması ve artan maliyetlerin etkili olduğu ifade edilirken, bu adım kentte “işçi kıyımı devam eder mi?” sorusunu da beraberinde getirdi.
SORU ŞU: BU 29 KİŞİ BAŞLANGIÇ MI?
2010 yılında Borsa İstanbul’da halka açılan, yıllarca Kırşehir sanayisinin gururu olarak gösterilen Çemaş’ta yaşanan bu gelişme, yalnızca işten çıkarılan 29 kişiyi değil, yaklaşık 600 çalışanı ve ailelerini doğrudan ilgilendiriyor.
Soğuk kış günlerinde, geçim derdiyle boğuşan işçilerin yarın ne yapacağı, evine ekmeği nasıl götüreceği düşünülmeden alınan bu kararın, kentte derin sosyal yaralar açabileceği belirtiliyor.
SESSİZLİK DAHA DA CAN YAKIYOR
En az işten çıkarmalar kadar dikkat çeken bir başka nokta ise siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının sessizliği.
Ne bir açıklama,
ne bir dayanışma çağrısı,
ne de kamuoyunu rahatlatacak bir adım…
Kırşehir’de yüzlerce haneyi ilgilendiren bu gelişme karşısında yetkililerin suskunluğu, “Bu şehirde işçinin sesi kime emanet?” sorusunu gündeme getiriyor.
ÇEMAŞ SADECE BİR FABRİKA DEĞİL
Çemaş Döküm, Kırşehir için yalnızca bir sanayi kuruluşu değil;
bir ekmek kapısı,
bir umut,
bir gelecek anlamına geliyor.
Bugün 29 kişi işsiz kaldı.
Yarın kaç kişi daha?
Kırşehir kamuoyu, şirket yönetiminden şeffaf bir açıklama, siyasilerden net bir duruş, sivil toplumdan ise yüksek sesli bir sahiplenme bekliyor.
Bu sessizlik sürerse, kaybedilen sadece işler değil; güven, umut ve toplumsal vicdan olacaktır.






