YARINLARINA KELEPÇE VURULAN ŞEHİR… (1)

Yıllardır zarar eden, elinden tutulmayan çiftçinin tarlası üç paraya satılıyor ya da kiralanıyor. Eli para görmeyen çiftçi zaruret içinde mecburen kiralıyor toprağını. Eğer ki çitçi haciz kıskacındaysa! Alacağı para çiftçi eli değmeden banka paraya el koy

Gündem Yayın: 03 Mayıs 2026 - Pazar - Güncelleme: 03.05.2026 13:04:00
Editör -
Okuma Süresi: 8 dk.
Google News

YARINLARINA KELEPÇE VURULAN ŞEHİR… (1)
"Toprak Sahibi"nden "Toprak İşçisi"ne Dönüşüm. Çoraklaşan topraklar. Oluşması mümkün su krizi. Gıda Güvenliği. Biyoçeşitlilik krizi.
Yıllardır zarar eden, elinden tutulmayan çiftçinin tarlası üç paraya satılıyor ya da kiralanıyor. Eli para görmeyen çiftçi zaruret içinde mecburen kiralıyor toprağını. Eğer ki çitçi haciz kıskacındaysa! Alacağı para çiftçi eli değmeden banka paraya el koyuyor. 
Ben gerçekleri yazdığımda kendilerini çok zeki zannedenler “çiftçi tarlasını kendi isteğiyle kiraya verdi” diyor”… Allah’ın andavallısı; “Onlar” kiralamadılar. Kiralamaya mecbur bırakıldılar. Bir başka zeki çocuk, dangadak konuşuyor. “üretim artıyor”… Diyor! Ulan geri zekâlı böyle artan üretimle daha çok zehirleniyor, daha çok kaynaktan mahrum bırakılıyoruz.
Yalnız Kırşehir kuşatma altında değil. Tek bir farkla. Onlar toprağına, ağacına, kurduna, kuşuna sahip çıkıyor. Biz seyrediyoruz. Türkiye’nin dört bir yanı bir şekilde talan ediliyor. Ormanları, meraları, mutlak tarım alanları, suları. Silahsız işgal tamamlandı. Şimdi örtülü bir kuşatma içindeyiz.
Kırşehir’de Üniversite. Bünyesinde ziraat fakültesi içinde anlı şanlı profesörler koltuk kapmaca yarışı oynuyorlar. 
Sayınız kaç bilmiyorum. Aşağıdaki sıraladığım gerçeklere hadi yalan deyin!
Kızılırmak nehrinde sular çekilirken sesiniz çıkmadı. Çiftçinin eli böğründe, ürünler tarlada kaldı. Seyrettiniz. Sazlık alanlar yakılarak bir avuç rantiyeciye taşeronluk edilirken, Biyolojik çeşitliliğe zarar verilirken seyrettiniz. Sizden birileri siyasetçilerle el birliği yapıp özel ormanlık alana çökmeye kalkıştığında arkadaşınıza taraf oldunuz. Ben kötülüğün penceresinden baktığım da basireti bağlı bir üniversite görüyorum. 
Geriye doğru dönüp baktığımda bu üniversite onlarca rezilliğe nasıl alet edildiği aklıma geliyor. Bu şehrin yarınlarına sizin varlığınız kelepçe vurdu. Sizler bulunmaz hint kumaşları değilsiniz. Bu üniversite 20 yılda hangi aşamada yol aldı bilemem. Kente sunduğunuz fayda ne? Neden kente yerel topluluklara sizlerden ulaşan tek fayda yok?
Bu şehre veterinerlik fakültesini layık görmeyen, sırf döner sermayeden pay almak için A4 kâğıt üzerinde öğrencisi olmadan morfoloji kurulmadan kâğıt üzerinde tıp fakültesi kuran akıl. Üniversitenin “Biyoloji bölümü olmadan Tıp Fakültesi olmaz” diyen ve Biyoloji bölümünü kapatan akıl şimdi nerede? Bu şehre kötülüğün penceresini aralayan kim? 
Yurt dışında, üniversiteler, sadece akademik bilgi üretilen yerler değil, aynı zamanda toplumsal fayda sağlayan, kamu yararını gözeten kurumlar olarak yapılandırılmıştır. Türkiye’de de üniversiteler bu amaçlarla kurulmuştur. Onların faaliyetleri akademik tasarımlarla üretime yönelip şekillenirken bu kurumların kamusal görevleri ve toplumsal fayda sağlama temelinde onları güçlü ve akılcı kılan,  Toplumsal Fayda ve Sosyal Sorumluluk Odaklı planlı eğitim vardır. 
Onlar öğrencilerini sadece akademik olarak değil, toplumsal değişime açık, geleceği okuyabilen ve toplumsal fayda sağlayan bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlar. Bilimsel Verim ve Toplumsal Etki yaratırlarken, üretilen projelerle ortaya çıkan bilimsel verim ve değerler; proje üretimi ve öğretim kalitesi gibi alanlarda değerlendirilir ve topluma olan katkıları ölçülür. Ya bizde!
Bölge topraklarının, yeraltı ve yüzey sularının vahşice kullanılması, ağır kimyasallarla zehirlenmesi geleceğe nasıl bir miras olacaktır. 
Onlar; yani dış güçlerin üniversiteleri ve ilgili fakülteleri sahada toprak tarımıyla uğraşan çiftçilerle aynı merkezde çalışır toprak, su ekolojik değerler, klimatoloji üzerinden ürün desenleri ve rekolte için veri üretirler. Saha Araştırmaları ve Sosyal Sorun Analizleri yaparak, Bilimsel Bilginin Topluma Aktarılmasını uygulamalı olarak sahada sürdürürler. Yaşam Boyu Eğitim ve Danışmanlık hizmetlerini sadece halka değil kamu kurumlarıyla paylaşarak olasılıkları değerlendirirler.  Yapısal gelişmelerin rehberliğini yaparlar. Kaynakların kullanımında hassas terazi kefesindeki ağırlıktırlar.
Bu şehirde Ziraat Fakültesi… Akademik bazda ne iş yaparlar bilemem. Kışın alev, alev yanan kaloriferli, yazın püfür, püfür serin odalar. Altlarında döner koltuklar. Çamura değmeyen pabuçlar. Sahaya çıkmayanların. Toplumsal veri üretmeyenler. Bilimsel makalesi olmayanların yetiştirdiği öğrenciden bu ülkeye nasıl fayda olur ki! 
Sahaya inmezler. Ayaklarına çamur, üzerlerine toz bulaşmaz. 
İktidarın sözcülüğünü değil,  sözcülüğünü yaptığınız iktidarı uyarın. Bilimsel gerçekleri açıkça dile getirin. İktidarın altınıza verdiği koltuktan, isminizin önüne yazdığınız unvanından daha etkili ve kalıcı olan bu halkın minderidir. Sizlere araştırmalarınız için ayrılan ödenekler harcırahlar ve maaşlarınızı bu halkın yorgun terli parmakları arasından akan terinden ödendiğini halka sadakat borcunuz olduğunu hatırlayın. 
Ziraat fakültelerinin temel amacı tarımsal verimliliği artırmak değil midir? Arazi, su, tohum, gübre kullanımı ve depolama, pazarlama gibi konularda neden bir cümle raporunuz yok. İşiniz altınıza çekilen koltuklarda oturup bir tek makale olmadan sahip olduğunuz unvanlarınız yüksek maaşlarla beslenmeniz olmamalı. “Çevre dostu tarım”  başlığı altında vahşi kullanımı engelleyecek yayınlanmış bir tane yayınız yok. Uygulama alanlarınız yok. Bilimsel kaç çözüm öneriniz var?  Bölgedeki vahşice yapılan talan sizi bağlamıyor mu? Toprakların, suyun zehirlenmesi, köylünün yoksullaşması umurunuzda değil mi? Geleceği öldürülen, ülkenin en kıymetli hazinesi olan tarım topraklarında oluşan güç kaybından hiç. Kaygı duymuyor musunuz?
AEÜ Ziraat Fakültesi bölgede toprakların yeteneklerine göre kullanılıp kullanılmadığına dair kaç adet çalışma yapmıştır? Bu şehre Veterinerlik fakültesini çok gören, biyoloji bölümünü kapatan akıl. Karakurt kaplıcasını kapatıp, bölgedeki mutlak tarım alanını,   bir cemaate örtülü tarım için Ar-ge oluşturup proje üretecek adı bu şehre hizmet olacak. Hadi be!
Bugünde bölgede tarım alanlarının yağmalanmasına sessiz. Ama mutlak tarım alanı üzerine yapılan örtülü tarım için proje yapıp Ar-ge’sini üstleniyor. Davul Ağıl’da örnek tarımsal faaliyetler için Ziraat fakültesine verilmiş alan bir zamanlar efendilere dinlenme eğlence tesisleri olarak hizmet etmiş eğitim tesisi. Bu alanda birkaç senedir;  kişilere domates, hıyar,  meyve bahçesi olarak kullanılıyor. 
Dünya üniversiteleri “Biyoloji, Ziraat, Su jeolojisi” fakülteleriyle Sürdürülebilir Tarım için, tarımsal arazilerin ekolojik stratejiler kapsamında koruma güçlendirme çalışmalar yaparken, aynı zamanda tarım arazilerin yanlış kullanımını engelleyecek kültürel ve teknik yöntemleri “agro-teknik” yöntemleri ile   yanlış arazi kullanımı ResearchGate süreçlerinin önüne geçmeyi hedeflerken bizdekiler ne iş yapıyorlar tek örnek cemaate gelir kapısı yaratmak. Hem de termal suyu genel kullanıma kapatarak.
Yarın İl Tarım Müdürlüğünü ve AEÜ bu sessizliğini yazmayı sürüdüreceğim.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.