ÜLKE CEHENNEME DÖNDÜ. MİLLETİN PARASIYLA ŞIMARTILANLAR, DÖVEREK İNSAN ÖLDÜRÜYORLAR.
TÜVTÜRK Hukukun çiğnendiği bir kuruluşun varlığından söz ediyoruz. İş gelip yine azgın kâr hırsının, nedeni neoliberalizme dayanıyor! Kaynak halk olunca soygun daha yasal bir hâl alıyor.

ÜLKE CEHENNEME DÖNDÜ. MİLLETİN PARASIYLA ŞIMARTILANLAR, DÖVEREK İNSAN
ÖLDÜRÜYORLAR.
TÜVTÜRK Hukukun çiğnendiği bir kuruluşun varlığından söz ediyoruz. İş gelip yine azgın kâr
hırsının, nedeni neoliberalizme dayanıyor! Kaynak halk olunca soygun daha yasal bir hâl alıyor.
TÜVTÜRK Hiçbir ihtisasları olmayan tamirhane çıraklarının adamını bulup işe girdiği ve yüksek
paralarla şımartılmış soysuz grubunun tekelleşmiş bileşenidir. Bilgileri aracın farları, motor şase
numaraları freni. İlk yardım seti yangın söndürme cihazı. Başka bildikleri bir şey yok.
Harcayacak hiç boş vakti olmayan uyku, yemek gibi fiziksel ihtiyaçları gidermeye ayırdığı süreler
dışında tüm zamanı kapitalistle hesabına yaptığı iş tarafından yutulan insan bir yük hayvanından bile
daha aşağıdadır. Bu kişi başkası için servet üreten bir makinadır. Bedenen ezilmiş ve insanlıktan
çıkarılmıştır”. Karl Marx
Bu kadar ahlaksız bir soygunun tanım ve tarifi yok. 5 dakikalık keyfiyet sonucu geçer onay almak,
trafikte “neden muayenen yok” sorusuna muhatap olmamak. Bunun için binlerce liranın transferini bir
form üzerinden şirket kasasına aktarılması ve bu transferi devletin meşrulaştırıyor olmasıdır.
Toplum çok öfkeli. Öfkeli toplumun varlığı bu ahlaksız yapıyı ne kadar zora sokacak? Gerçek şu ki bu
tür servet transferleri yapan şirketlerin arkasında iktidar olan bir güç var.
Araç muayenesi ücretini kredi kartıyla ödeyebiliyorsunuz. Yargıtay kararlarına rağmen kredi kartı
üzerinden zorla komisyon alınıyor. Bu şirket bu cesareti nereden alıyor olabilir? İhale öncesi ve süreci
içinde dağıttığı rüşvet ve 20 yıldır sürdürdüğü soygun sistemi üzerinden komisyonlarla beslediği
etkiden olabilir mi? Tekel olmanın sonucu da tamda budur.
TÜVTÜRK’ün altında Kredi Kartı komisyonunu alan bir başka şirket varlığından söz ediliyor. bu şirketin
kredi kartı ederlerinin TÜVTÜRK’ ödemesi komisyonları ile ilgili bankalar aracılığıyla kasasına
indirmesi. Bu kadar apansız olmak için arkanızda iktidar gücü olması gerekmez mi? İşte tamda bu
oluyor. Kollanan gizli tutulan aracı bir şirket kimin? Bankalar TÜVTÜRK üzerinden alınan komisyonları
alamadıklarını TÜVTÜRK haricinde bir aracı şirketten söz ediyor.
Dünyanın hiçbir yerinde hukuk böylesine çiğnenmemiştir. Bu gücü ve cesareti bunlara veren tek şey
rejimin hukuk tanımamazlığıdır. Bu şirketin halkın aleyhine korunup kollanmasıdır. Korunmanın içinde
beslenen bir sistemde güçlü aktörlerinin olması mutlaktır.
Düzen aynı düzen. 2027 yılında düzen değişiyor!
20 yıllık TÜVTÜRK dönemi kapanıyor. 2025 yılsonunda yapılan ihaleler sonucunda ihaleyi MOİ isimli
bir firmaya 2027 yılı itibarıyla araç muayeneleri artık MOİ bir ortak girişim grubu yerli ortağı TURKA ile
birlikte yapacak. İhale bedeli. 1.7 milyar dolar.
Batık geminin son malları! İflas eden Yahudi alacak defterini karıştırır.
Tank palet fabrikasını 50 milyon dolara satıp 55 milyon dolara uzaya turist gönderdiler.
Amerikalı Targili (Mısır şurubu) ülkeye sokmak için şeker fabrikalarını sattılar. Şimdi yurtdışından
şeker ithal ediyorlar.
SEKA’yı kapatıp arazilerini yağmaladılar. Şimdi dışarıdan kâğıt ithal ediyorlar.
Yağ fabrikalarını sattılar dışarıdan yağ getiriyorlar.
Gübre fabrikalarını kapattılar. Dışarıdan gübre getiriyorlar.
Ucuz Rus gazını terk edip Amerika’dan tam 10 kat pahalı aldıkları gazı dayatıyorlar.
Araç muayene istasyonunu sattılar. Şimdi Milletin iliğini sömürüyorlar. Alanlar darphane gibi para
basıyorlar.
Ormanlar kıyılar, limanlar, tekel ne varsa sattılar.
Baktılar ki deniz bitti. Elde kalan iki köprü birkaç km’lik yol. Bunları da satalım dediler. Satış için
İngiltere’de ne tesadüftür ki! AKP isimli bir şirket görevlendirmişler. Nasılsa bu kadar süt veren tekenin
bol olduğu merada daha çok süt sağarız demiş olmalılar. Ya sonra! Esas bundan sonrası ne olacak?
Sıra milletin malına gelip, elin Suriyelisine, Arap’ına, Afganlısına, Afrikalısına, Alman’ına, İngiliz’ine
Fransız’ına, Yunanına, Ermeni’sini, Yahudi’sini, Iraklısına, İranlısına ve bir cümle dünya milletlerine
kamu yararı hikâyesi içinde satarlar mı? Bence satarlar. Çünkü bunların kıçımızdaki dona göz diktikleri
açıkça ortada.
Sağlıkta oyma ve soyma hiç hız kesmiyor.
Hastaneye giden herkesin maaşlarından kesilen, elden alınan muayene ve ilaç katkı payları var ya!
SGK marifetiyle bakın kimlerin kesesine akıyor.
Son üç yıl içinde şehir hastanelerine için ödenen para 500 milyar lirayı geçmiş. SGK’nın son üç yıl
içinde özel hastanelere ödediği para 204 milyar lira. Özel hastaneler bununla doymamış olacaklar ki!
SGK’yı 12 764 kez dolandırmışlar ve bu dolandırıcılıktan 12 milyar haksız kazanç sağlamışlar. İyi mi?
Daha durun SGK ‘da ithal ilaç ve medikal cihaz alımlarından sorumlu başkan yardımcısı ve kadrosu,
ithalatçı firma ile el ele verip kurumu dolandırıyor. Kanser ilacının gümrükten girişi 468.00 TL. Bu
hırsızlar bu ilacı Araştırma ve Üniversite hastanelerine SGK üzerinden 21 693.00 TL olarak iteleyip
dolaylı soygun yapmışlar. Kâr ve vurgun %4530. Sadece bu mu? Elbette değil. Bu şerefsizler bir
medikal firması ile de da ortaklık kurmuşlar. İlaç ve tıbbı cihazlarla kurumu 1 milyar lira, farklı
kalemlerle tırtıklamışlar. Yavşaklardan biri yakayı ele verince ötüyor. “Soruşturmayı ben başlattım”.
Hassiktir lan.
Paranın merkezi. 128 Milyar Doların buharlaştığı alan.
Ülkeye süpürmen merkez bankası başkanı getirmişlerdi Amerikalı. Gerçekte süpürdü. Amerikan
vatandaşı. Hafize Gaye Erkan. Merkez bankasında babasına makam odası döşeyen hatun. Dışarıdan
haberi olmayan, kapıcıdan bilgi alan bilgicik. 8 ay süreyle merkez bankası başkanlığı yaptı. Lüks bir
lojman, lüks bir makam aracı falan, falan. Görevden aldılar, yerine yardımcısı olan diğer Amerikan
vatandaşı yerleşti. Amerika’ya döndü ve 950 bin lira olan maaşını 24 ay daha maaş almayı sürdürdü.
Esas olan şu. Bu kişi ülkeden ayrılmış. Bu parayı hangi kalemden göstererek ödüyorlar ki?
Sormayacaksın.
Ahlaksızlık, şerefsizlik, namussuzluk akıl almaz olan dümenler. Milletin sırtından arsızca, vahşice,
haraç gibi vergi toplayan devlet; 24 ay süreyle ödenen bu parayı faizi ile geri alamıyor. Neden mi? Bu
türler için çıkartılmış özel kanunlar varmış. Bu kanun milletvekilleri içinde geçerliymiş. Arpalık açıkta
olursa hırsızı bol olur.
Vekillerin maaşları çifte kavrulmuşların ki 500 bin liradan biraz eksik. Birde bu vekillerin harcırah ve
yolluk adı altında he ray aldıkları 250 bin TL ve komisyon üyeliğinden aldıkları huzur hakları var. Bu
fırsattan yeni vekillerde yararlanıyor ha! Nasıl ama!
AKP çeyrek asırlık iktidarı içinde en azından bu millete ülkenin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ü hatırlattı.






