Toprağına Sahip Çıkan Kırşehir, Altın Madenine Karşı Birleşti
Körpınar, Çimeli ve Çuğun köyleri ile Özbağa arazilerinde; Kızılırmak Havzası üzerinde planlanan Türkiye’nin en büyük altın madeni projesine verilen ÇED onayının ardından, 30 günlük hukuki süreç kapsamında geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendi.

Kırşehir’de Boztepe ilçesine bağlı Körpınar, Çimeli, Çuğun köyleri ile Özbağa’ya ait araziler üzerinde Koç Holding ve Fernas ortaklığında gerçekleştirilmek istenen Türkiye’nin en büyük altın madeni projesi, yaklaşık 2400 itiraz dilekçesine rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanmıştı. Kararın ardından projeye karşı 30 günlük hukuki süreç resmen başladı.
Bu sürece ilişkin yol haritasının belirlenmesi amacıyla Kırşehir’de geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Milletkvekili Metin İlhan, Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen,Kırşehir Çevre Koruma Platformu Başkanı Şakir Şenol, Saadet Partisi İl Başkanı Davut Aygün, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Toplantının panel bölümünde çevre ve hukuk alanında uzman isimler söz aldı. Panelde; Çevre Hukuku Uzmanı Avukat Fevzi Özlüer, Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Başkanı ve çevre hukuku alanında çalışan Avukat Mert Yedek, TMMOB Hukuk Müşaviri ve çevre-imar hukuku uzmanı Avukat Ferhat Çelepkoğlu ile Çevre Mühendisi, TMMOB Eski Genel Sekreteri Dersim Gül katılım sağladı.
Panelde, altın madeni projesine karşı açılması planlanan davalarda izlenecek hukuki yollar detaylı biçimde ele alındı. ÇED olumlu kararının iptali, yürütmenin durdurulması talepleri, kamu yararı ilkesi, tarım alanları ve su kaynaklarının korunması ile madencilik faaliyetlerinin çevresel ve toplumsal etkileri başlıklarında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca dava sürecinde kullanılacak teknik raporlar, bilirkişi incelemeleri ve bilimsel verilerin dosyalara nasıl ekleneceğine ilişkin hukuki strateji paylaşıldı.

Toplantının ardından katılımcılar, altın madeni projesinin yapılmasının planlandığı sahaya giderek yerinde inceleme gerçekleştirdi. İncelemelerde bölgede yoğun şekilde sürdürülen tarım ve hayvancılık faaliyetleri gözlemlenirken, projenin toprak yapısı, su kaynakları ve kırsal yaşam üzerindeki olası etkileri yerinde değerlendirildi. Sahada yapılan görüşmelerde, hukuki süreçte atılacak adımlara ilişkin karşılıklı istişarelerde bulunuldu.
Yetkililer ve çevre örgütleri, önümüzdeki günlerde projeye karşı dava açılmasının beklendiğini, hukuki ve toplumsal mücadelenin ise ilerleyen süreçte yapılacak toplantı ve teknik çalışmalarla sürdürüleceğini ifade etti.






