Kırşehir–Kaman havzasından bilimsel veriler
Kırşehir’in denizlerden uzak bugünkü görünümü, milyonlarca yıl önceki coğrafyasından çok farklıydı. Ankara’daki fosil keşfiyle dikkat çeken Tetis’in izleri, Mucur’daki deniz fosillerinde ve Kırşehir–Kaman havzasının bilimsel olarak incelenen kayaçlarında

Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Oyaca’daki Külhöyük kazılarında, bölgenin doğal tarihine ilişkin dikkat çekici bir buluntu ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının açıklamasına göre, Gastropoda sınıfındaki bir deniz salyangozuna ait fosilin, yaklaşık 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış bir canlıdan kaldığı değerlendiriliyor.
Keşfin arkeolojik açıdan öne çıkan yönü ise fosilin yaklaşık 5 bin yıllık Hatti ve Hitit yerleşiminde bulunması. Fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından Külhöyük’e taşınmış olabileceği belirtiliyor. Bu olasılık, buluntunun oluştuğu doğal ortam ile ortaya çıkarıldığı arkeolojik alanın farklı olabileceğini düşündürüyor.
Tetis, Anadolu’nun geçmişini şekillendiren okyanus sistemi
Günümüzde denize kıyısı bulunmayan İç Anadolu’da deniz canlılarına ait fosillerle karşılaşılması, bölgenin uzun jeolojik geçmişiyle açıklanıyor. Tetis, kıtalar arasında uzanan, milyonlarca yıl boyunca genişliği ve kolları değişen eski bir okyanus sistemiydi. Bilimsel literatürde Paleotetis ve Neotetis gibi adlarla ele alınan bu süreçler, Anadolu’yu oluşturan kara parçalarının gelişiminde önemli rol oynadı.
Kıtaların hareketiyle okyanusal alanlar daraldı; dalma-batma, çarpışma ve yükselme süreçleri coğrafyayı değiştirdi. Anadolu’da kara ve denizlerin dağılımı farklı dönemlerde yeniden şekillendi. Bu uzun dönüşümün izleri, bugün denizlerden uzakta bulunan tortul kayaçlarda ve fosillerde görülebiliyor.
Mucur’da deniz fosilleri daha önce kayda geçirildi
Kırşehir’in bu jeolojik geçmişle bağlantısı, kentte gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da ortaya çıktı. Ahi Evran Üniversitesi’nden Ahmet Cem Erkman başkanlığındaki ekip, 2015 yılında yürütülen Kırşehir–Yozgat yüzey araştırmaları sırasında Mucur ilçesine bağlı Karakuyu köyünde deniz fosilleri içeren bir tabaka belirledi.
Anadolu Ajansının 22 Kasım 2016 tarihli haberinde, alanda deniz minareleri, yumuşakçalar ve derisi dikenlilere ait fosiller bulunduğu aktarıldı. Erkman, fosillerin Eosen dönemine ait olabileceğini ve Tetis’le ilişkili eski bir denizel ortamı temsil edebileceğini değerlendirdi. İlk yaş tahminini 33–55 milyon yıl aralığında açıklayan araştırmacı, ayrıntılı tarihlendirme ve tür incelemeleri için ilgili uzmanların çalışması gerektiğini de belirtti.
Kırşehir–Kaman havzasından bilimsel veriler
Bölgenin denizel geçmişi, hakemli bilimsel yayınlarda da incelendi. Journal of African Earth Sciences dergisinde 2016 yılında yayımlanan bir araştırmada, Ankara’daki Haymana havzası ile Kırşehir–Kaman havzasının Eosen yaşlı sığ deniz tortulları karşılaştırıldı.
Çalışmada, Kırşehir–Kaman havzasındaki Altıpınar Formasyonu’nun fosil içeren seviyeleri araştırıldı. Deniz tabanında yaşayan kabuklu tek hücreli canlıların oluşturduğu foraminifer toplulukları ve fosil kabuklarının karbon–oksijen izotopları değerlendirilerek eski çevre koşulları ele alındı. Bulgular, incelenen kayaçların sığ deniz ortamında oluştuğunu ortaya koydu. Böylece Kırşehir çevresindeki denizel geçmiş, fosillerin yanı sıra jeokimyasal verilerle de araştırılmış oldu.
Kaman ve Ömerhacılı’da eski okyanusun kayaçları
Kırşehir’in Tetis sistemiyle ilişkisini gösteren başka bir veri de kayaçların yapısında saklı. Journal of Structural Geology dergisinde 2011’de yayımlanan araştırma, Kaman ve Ömerhacılı çevresinde Kırşehir Masifi’ne ait başkalaşmış kayaçlarla okyanusal kökenli ofiyolitlerin ilişkisini inceledi. Çalışma, bölgedeki kayaçların derinlere gömülme, başkalaşma ve yeniden yüzeye çıkma süreçlerine ilişkin bulgular sundu.
Bu çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, Ankara’daki yeni buluntuyla Kırşehir’deki eski kayıtlar arasında bölgesel bir jeoloji bağlantısı kurulabiliyor. Farklı yaşlardaki fosiller ve kayaçlar, Orta Anadolu’nun değişen deniz–kara coğrafyasının ayrı dönemlerini temsil ediyor. Kırşehir–Kaman havzasındaki Eosen tortulları da bu uzun geçmişin, bugün karada incelenebilen denizel kayıtları arasında yer alıyor.







