KIRŞEHİR’DE İSİM PARLATMA YARIŞI.İÇİ GÜZEL OLSUN DİYEN YOK

Kamuoyunda isim yarışı yaşanırken, "Bu hastaneye adı verilecek kişiler sağlık yatırımlarına ne katkı sundu?" sorusu da yüksek sesle soruluyor. Önce eser mi, yoksa isim mi?Zaten bu hastanenin bir ismi var.Göbek adınımı koymaya çalışıyorsunuz.Ne garip.

Gündem Yayın: 23 Temmuz 2026 - Perşembe - Güncelleme: 23.07.2026 00:43:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News

KIRŞEHİR’DE İSİM PARLATMA YARIŞI.
Tıp Fakültesi Hastanesi açılışa hazırlanırken son rötuşlar çevre düzenlemesi yapılıyor. Açılış için sayılı günler kaldı. Her şey tamam sıra hastaneye isim koymaya gelmiş olmalı ki! İki isim parlatılıyor. Ve sosyal medyada öne sürülüyor. İkisi de siyasetçi. Birisi yaşıyor, diğeri merhum. Birisi Avukat, diğeri Doktor. Kimin ismi yakışır? Bu hastaneye kimin adı yakışır. Bırakın toplumsal fayda anlamında proje yapmayı, Tıp Fakültesi Hastanesi için veya diğer sağlık birimleri için bir hasta odası veya laboratuar yaparak katkı sağlamışmıdırlar?
Bir siyasetçi ismi devlet kurumunda olmamalı!
Kırşehirli bağımsız hizmet alacağı bir kurum için siyasi isimlerin verilmesiyle çokta ilgili değil. Ben karşıyım. Hastalar hacı Omar’ın tay kovaladığı yerde olan bu hastaneye nasıl gelip gidecek? Bunun hesabını yapmayanlar isim koyma derdine düşmüşler. Öne sürülen bu isimlerin bu şehre faydası ne? Bunlar ne yapmışlarda öne çıkıyorlar? Birileri bu isimleri parlatarak birilerine mesaj mı vermek istiyorlar… İki ismin sahibi olan kişiler mesleklerinin gereğini yapmışlar. Mesleklerinin en iyisi olmuşlar ama toplum için ekstra bir şey yapmamışlar ki! Toplumsal fayda bağlamında Kırşehir için ne yapmışlardır? Soru bu. Ben buna bakarım.
Bunların ünlü olmaları ünlülerle yan yana olmaları. Ünlü bir kurum içinde görev yapmaları. Toplumsal fayda nerede? Sorgulanacak soru bu…
28 Şubat sürecinde Recep Tayyip Erdoğan aleyhine "Mal Bildiriminde Bulunulmaması, Rüşvet ve Yolsuzluk" iddialarıyla açılan ceza davasında avukat. TOGO Kuleleri sürecinde hem Sinan Aygün'ün hem de Melih Gökçek'in Avukatı. Bu avukat Mehmet Ali Alan… Diğeri Profesör Doktor Merhum Mehmet Ali Altın… Akademisyen, Başhekim ve profesör. Unvanlar iyi olmasına iyide siyasetçi olması unvan değil mi? 
Dürüstlerdi. Dürüst olmak insan erdemidir. Ayrıcalık değildir.
Çalışkandı. İdealleri olan insan çalışkan olur. Görevini yapmak isteyen insanlar üretmek için çalışır.
Dürüstlük ve çalışkanlık temel ahlaki değerlerdir ve insan olmanın, ideallere sahip olmanın doğal bir sonucudur. Bu değerler sayesinde bireyler hem kendilerine hem de topluma katma değer sağlar.
Birilerini "Parlatmak" Bir Meziyet olabilir mi? Bana göre asla. Yapaylık Üretir, sadece tabelada isim olur. İllüzyondur! Toplumsal algıyı manipüle etmektir. Ancak kalıcı, köklü bir değer üretmez. Paslı bir tenekede veya ışıklı bir tabelada değil, eserleriyle kalıcı olmak önemlidir.
Topluma dokunmayan, bir yaraya merhem olmayan hiçbir çaba kalıcı iz bırakamaz.
Bu iki isimle ilgili kimin elinde ne varsa ortaya döksün. 
Kırşehir Kültür şehri ise Kırşehir’e 754 yıl önce ilk üniversiteyi kuran Selçuklu valisi “Nureddin Cibril bin Cacabey” ismi konulsun. Veya Türk Dilini savunan Aşıkpaşa’nın ismi konulsun. Her ikisi de tarihsel şahsiyetler. Dokunan ve toplumsal fayda sağlayan kalıcı ve uygulanabilir değerlere isimlerini yazdırmış bu şahsiyetler neden düşünülmüyor?
Bunları da beğenmiyorsanız benim ismimi koyun. Öneriler isimlerden daha çok bu şehre hizmet ettim. Etmeyi de sürdürüyorum. Toplumsal fayda için hâlâ çalışıyorum. Benim ismim yakışmaz mı? İlle ki bir siyasetçinin paçalarından mı akmalıyım. Nasıl olmalıyım da kabul görmeliyim. Toplumsal fayda ile ilgili cevaplayayım.
Kırşehir’i bende çok seviyorum. Ben şehrime ölmek için gelmiş bir adamım.
Hukuk, adaleti arama aracıdır; ancak şaibeli davalar üzerinden siyasetçilerin yanında saf tutmak adalete değil, güce hizmet etmektir. Bu hizmet türü toplumsal olmanın dışındadır. 
Tıp gibi kutsal bir meslekten siyasete geçmek kendi başına ne bir başarıdır ne de bir başarısızlık. Önemli olan o koltukta ne yapıldığıdır. Sahi Kırşehir için ne yapmıştır? Eğer bir doktor, sırf unvanının toplumdaki kredisini kullanarak bir partinin vitrini olmuşsa ve Meclis'te halkın sağlığını, refahını iyileştirecek hiçbir yapısal reforma imza atmamışsa kalıcı iz bıraktı diye bir türkü metninden geriye sadece özgeçmişine bir satır eklemiş olur. Bu doktor ancak tıp bilgisini siyasi gücüyle birleştirip; köklü bir sağlık reformu yapar, hastanelerin kalitesini artırır veya tıbbi krizleri çözecek yasalar çıkarırsa kalıcı iz bırakır.
Kalıcı iz, bu iki profilin (Avukat ve Doktor) sunduğu popülarite ve yapay parlatma alanlarında değildir.
Siyasi çekişmeler geçicidir. Bir doktorun yazdığı bilimsel makale, kurduğu laboratuvar veya bir hukukçunun sistemdeki bir boşluğu düzelten emsal kararı, kutuplardan bağımsız olarak insanlığa hizmet etmektir. Popüler figürler bugünün alkışını alır. Kalıcı iz bırakanlar ise bugünün kutuplaşmış toplumuna değil, yarının aklıselim kuşaklarına miras bırakacak işler yapanlardır.
En büyük direnç ve en kalıcı iz, görmektir. Tolum körlüğü yaratmak basının görevi olamaz. fırtına dindiğinde geriye kalan tek şey, o şaibeli davalar veya vitrin milletvekillikleri değil, toplumun refahına doğrudan dokunan kalıcı eserler olacaktır.
Kullanılmak isten bu profiller bu karakter yapısında toplumsal fayda bir "öz" veya "ilke" değil, sadece sıkışınca kullanılan bir kalkan ve lütuftur. Bunlar sadakatle yaklaşarak, görülecek bir figürler değiller…
Siyaset mekanizması içinde kalarak toplumsal fayda üretmeden sadece siyasi bir aktör olarak var olmak dürüstlük ve çalışkanlığı pekiştirmez; aksine bu mevcut değerleri erozyona uğratır. Siyaset, doğası gereği bir güç, kaynak ve algı yönetimi alanıdır. Bu alanda, insan odaklı somut bir çıktı üretmeden sadece "figüran" veya "refakatçi" olarak bulunmak, dürüstlük ve çalışkanlığı şu sebeplerle zedeler.
Hastaneye isim olarak figüran mı, refakatçimi yakışır.Son birsey daha acaba bu çok konuşanlar,babasının ismini çocuklarına koymuşlarmıdır desem...?

Mustafa BAĞ

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.