ERKEN SEÇİM...... HEMEN SEÇİM.... DERHAL SEÇİM....

" Vatandaşlar , kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilme hakkına sahiptirler. Seçimler, serbest ,eşit, gizli ,tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılır.." düzenlemesini getirmiştir.

Gündem Yayın: 17 Nisan 2026 - Cuma - Güncelleme: 17.04.2026 13:03:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News
ERKEN SEÇİM......
HEMEN SEÇİM....
DERHAL SEÇİM....
1961 Anayasasının 55.Maddesi ;
" Vatandaşlar , kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilme hakkına sahiptirler.
Seçimler, serbest ,eşit, gizli ,tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılır.."
düzenlemesini getirmiştir.
Bu SÖZCÜKLER; aynı anlamı taşısa da, az çok farklı talepler içermektedir. Demokrasi; SEÇİM denen kurum ile yaşar ve yaşatılır. SEÇİM; Halkın İradesini belirler...
Merhum DEMİREL; " Ben SANDIKTAN çıktım..." açıklaması ile görevinin sona erdirileceği kurumun da SANDIK olduğunu ima ederdi...
Yalnız; Türkiye bir SEÇİM ATMOSFERİ içine girmiş gibi görünüm vermektedir...DEMOKRASİNİN gereği de bu olsa gerek...
xxxxxx
Demokrasimizin önemli olan unsurları Siyasi Partilerimiz ve Seçimdir. Demokrasi tarihi gelişimi boyunca bu iki unsuru her zaman , bünyesinde bir iskelet sistemi olarak taşımıştır. Aslında DEMOKRASİNİN İSKELETİ SEÇİM ve SİYASİ Partilerdir. Yani binaların taşıyıcı kolonları, binayı nasıl ayakta tutuyorsa; bu iki kurumda DEMOKRASİYİ ayakta tutmaktadır. Nasıl ki, binanın taşıyıcı kolon sistemleri sağlam olursa , bina da uzun süre ayakta durur. Bina deprem ve dış etkilere karşı da tahrip olmaz. İşte DEMOKRASİNİN Unsurları olan ; SİYASİ PARTİLER ve SEÇİM Müessesesi de ne kadar sağlıklı ve işlerlikli olursa, DEMOKRASİ de uzun süre ayakta kalır. Bir takom modellere de hedef olmaz.
SİYASİ Partiler DEMOKRASİLERİN vazgeçilmez unsurudurlar. SEÇİM de Demokrasinin -ÜLKE YÖNETİMİNİN- ana unsuru ...Yani temel taşıdır. Seçim denen Kurum , DEMOKRASİYİ her zaman ayakta tutup, işlerlik kazandırmıştır.
SEÇİM Hukuku, süreli ve güncelliği olan bir hukuktur. Teknik ayrıntıları da çoktur. Seçim Hukuku Uzmanlık gerektiren HUKUK dalıdır.. Tüm Siyasi Partilerinin örgütlerinin büyük çoğunluğu Seçim Hukukunun ayrıntılarından habersizdirler. Seçim Hukuku ayrıntılı bir Hukuk dalıdır. Demokratik Ülkelerin hepsinde SEÇİMLER; HAKİMLER Tarafından yürütülür.
Dünyada 2000 li yıllara gelinirken , duvarlar yıkıldı....Demokrasiyi bünyesine kabül etmeyen ; DİKTA REJİMLERİ yerini Halk İradesi olan DEMOKRASİLERTE bıraktı. Bizim CİCİ DEMOKRASİ ise, daha da geriye götürüldü. Siyasi güçlerin ve yetkilerin, çok kişi kurumlarla paylaşımı yerini, TEK BKİŞİLİK bir yönetim anlayışına bırakılma sürecine girildi. BAŞKANLIK SİSTEMİ, bizim sınırlı demokrasimizde nasıl bir uygulaması yapılacak ? Demokrasimiz bu sistemi taşıyabilecek midir?
Demokrasi, siyasi erklerin ayrılması ve paylaşımıdır. Kendin gibi düşün veya düşünemeyenlerle uyum, tahammül ve gerektiğinde ,işbirliğidir. Bizim demokrasi anlayışımız , çoğunluğun kendisi gibi düşünmeyen azınlığı ,devre dışı bırakarak bunun üzerinde tahak-kümdür. Kuvvetlerin ayrımı, Devletin organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı olan medeni bir işbölü-müdür. Üstünlük ise; Anayasa ve Yasalardır.
Atatürk ilke ve inkilaplarının en önemliside LAİKLİKTİR.Anayasa Mahkemesi bir kararında "Laiklik, Ortaçağ doğmatizmini yıkarak aklın öncülüğü, bilimin aydınlığı ile gelişen , özgürlük ve demokrasi anlayışına ulaşmanın , bağımsızlığın , ulusal eğemenliğin ve insanlık idealinin ana temeli kılan bir UYGAR Yaşam şeklidir. "Çağdaş bilim, skolastik düşünce tarzının yıkılması ile birlikte doğmuş ve gelişmiş-tir. Laiklik dar anlamda Devlet işleri ile Din işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi;" Laiklik eğe-menliğe , demokrasi ile özgürlüğe ve bilgi bileşimine dayanan toplumsal bir atılım ;siyasal ,sosyal ve kültürel yaşamın da çağdaş düzenleyicisidir.
Dine dayalı düşünce ve değerlendirmelerin geçerli olduğu din kurallarına dayalı bir toplumda, SİYASAL ÖRGÜTLENMELER DİNSEL NİTELİKTE olmaktadır. Laik düzende DİN; Siyasallaşmaktan kurtarıla-rak da yönetimin Siyasal Yönetimin ararcı olmaktan çıkarılır.Böylece DİN saygın bir şekilde yerinde tutularak, kişilerin vicdanlarına bıra-kılır. SİYASAL Sağlıklı Yaşamın Sırlarıda ve DAYANAĞI da BİLİM, ÇAĞ-DAŞ HUKUK olur. LAİKLİĞİN OLMADIĞI BİR TOPLUMDA DEMOK-RASİ OLAMAZ.....ARAP Ülkelerindeki Demokrasi hareketleri de bu-nun kanıtıdır.Demokrasinin namusuda sadece SANDIK değildir. GÖREV-YETKİ Sorumluluğunun da tek elden toplanmamasıdır. Birbirinden üstün olmayan Kurumlarca da bunların paylaşımıdır.
Demokrasi,sandıktan sandığa gidip oy vermek olamaz. Bunun böyle kabülü sınırlı bir REJİM olur.Toplumsal bir uzlaşı, Demokrasile-rin geleneğidir. Demokrasilerde yara almış toplumsal vicdan , ancak onarılmak sureti ile TOPLUMSAL UZLAŞIYA ulaşabilir. Demokratik bir hukuk devletinde , siyasal yönetimin Parlementodan çoğunluğu ne olursa olsun her zaman da HUKUKA Bağlı kalacaktır. Hukuk ku-ralları, toplumda ÖZGÜRLÜKÇÜDÜR.Demokratik Hukuk Devletinde ÖZGÜRLÜKLER, her zaman esastır. SINIRLAMA ise istisnadır.
Milli İrade hiçbir zaman, seçimle işbaşına gelmiş ve çoğunluk yerine de , çoğunlukçuluğu benimsemek de olamaz. Böyle bir sis-tem, dahada ileri giderek OTORİTER eğimler benimsemeye başla-yan Siyasal Yönetimlerin tercihleri olabilir. Milli İrade de hiç bir za-manda, Çoğunluğun azınlığa tahakküm ettiği siyasal değildir. Yöne-timde , devletin tüm kurumlarını ele geçirdiği ve insan yaşamının her alanına DÜZENLEME Getirerek bir müdahaleye soyunma yetkisi de olmasa gerek....Milli İrade, geçici olan bir çoğunluğun, geçici bir azınlığın üzerindeki MUTLAK etkinliğinin de kırılması ve- kiilere de bir DAYATMANIN olmaması olsa gerek...
Siyasal Yönetimler, demokratik kitle örgütlerinin ve tüm sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerinden hoşnut olmazlar. Olmak zo-runda da değildirler. Ancak, çoğulcu demokrasilerde Siyasal Yöne-timlerin bu eleştirileri hoş karşılamaları da DEMOKRASİNİN ge-reğidir.
Ancak, Siyasal Yönetimlerinde; Parlementodaki çoğunluklarına dayanarak, Sivil Toplum Örgütlerini de yok edemezler.
DEMOKRASİNİN TAŞIYICI KOLONLARO OLAN; SİYASİ PARTİLER ve SEÇİM MÜESSESİ; çok önemli olan unsurlarıdırlar...
Milli İrade sandıkta oluşmaktadır.Ne yazık ki bu irade; İKTİ-DAR Partileri , Seçim Görevlileri ve Devletin KOLLUK Birimlerince bozulmaktadır. İktidara Partisi, Seçimlerde Devletin olanaklarını ve Ekonomik gücünü kullanmaktadır.
Özellikle de Seçim Sonuçların Kayda geçmesi safhasında yapılan usulsüzlükler...
Saygı ile....
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.