"Doğa İçin Geçen 22 Yılın Sessiz Kahramanı"

Çevre mücadelesinden uluslararası projelere, bilimsel çalışmalardan yaban hayatına kadar sayısız başarıya imza atan doğa gönüllüsü, ağır hastalığına rağmen tek çağrısını yineliyor: "Bozkırımıza sahip çıkalım."

Gündem Yayın: 26 Haziran 2026 - Cuma - Güncelleme: 26.06.2026 23:35:00
Editör -
Okuma Süresi: 6 dk.
Google News

22 YILDIR DOĞADAYIM…

Az değil. Bir ömrün ¼’ü. Bu aşk beni öyle zor durumlara soktu ki! Ama o zorluklar beni yıldırmadı. Pembe Göğüslü İsketeyi fotoğraflarken, Yılan ısırdı. Dağdan aşağıya düştüm omzum çıktı. Boğulan Flamingoyu kurtarmak için elbiselimle suya girdim. Hirfanlı’da Büyük Akbalıkçılı kurtarmak için buz gibi soğuk suya daldım 45 gün hasta yattım. Yılmadım. Hirfanlı’da sürat teknesiyle takla attım. 40 dakika dalgalarla boğuşarak yüzerek karaya çıktım. 40 yıl özlemini çektiğim ekmeğiyle, suyu ile büyüdüğüm şehrime emekli olup geldim. Tek amacım vardı. Görünür olmak değil. Hizmet etmekti.

Kervansaray ormanlarına musallat olan Çam Kese Böceği (Thaumetopoea pityocampa) ile mücadelede Ormancı kardeşlerimle dağlarda dolaştım. Boztepe İlçe yolu ıslah çalışmasında ağaç kıyımına karşı çıktığım için mahkemelik oldum. Savcının bana “orada kaç dönüm arazin var” sorusuna güldüm. Neden güldüğümü sorduğunda “ben; top yekûn ağaç katliamını durdurmak için karşınızdayım. Özel arazim için değil”… Demiştim.

Daha birkaç ay önce taş ocağı için ağaç katliamına karşı durdum. Ama birileri kendilerine malzeme yaptı. Katliama izin veren ihaleyi yapanın katliamı durdurması akıl izan işi olabilir mi? 2005 yılında projelerle tanıştım. Yerelden, uluslararasına uzanan 89 Proje hazırladım. 22 yılda ve bugün sözleşmesini imzaladığım 73ncü proje. Türkiye Genelinde ve Kırşehir’de STK olarak öne çıktık. Yerelde yaptığım projelerin başında Kırşehir Kapadokya Havaalanı yolu projesi. Kırşehir’in “Tarihi Kentler Birliğine” alınması. Turizm Konseyi Kurulması. Kocabey Kavaklığı Milli Park Projesi. Kızılırmak Havzası Koruma Projesi. Turizm Çalıştayı. Hirfanlı Sahil Bandının Turizm Alanı İlan edilmesi. Türkiye genelinde 11 üniversiteye “Kongre” için davet edilip 11 Bilim kitabına girdim. Kırşehir kırsalında bulduğum mantar türü ile ilgili Selçuk Üniversitesi ile işbirliği yaparak Dünya Bilim akademisine “Kırşehir” ismini yazdırmayı başardım. İtalya Pissa Üniversitesine” davet edildim.

AEÜ’de iki kez “Ekoturizm ve Türkiye’de STK’lar” başlığı altında konferans verdim. AB ülkelerin de 3 kez, ulusalda, 5, yerelde 8 kez fotoğraf sergisi açtım. Ödül aldım. Sadece AB Projeleri yapmadım. Komşu ülkeler projeleri, aday ülkeler projesi ve Merkezi Finans ile İngiltere’ye gittim. Toplamda 102 ülke görme şansını yakaladım. Bu projelerimle bu şehrin 380 gencini AB ülkeleri akranlarıyla buluşturdum. AB ve Aday ülkelerinden 3700 genci bu şehre taşıyarak Kırşehirli akranlarıyla bir araya getirdim. Ülkeme binlerce Avro Katma Değer kazandırdım. Annemin köyü olan Toklumen’e 12 Dönümlük Ormanlık alan kazandırdım. Ahi Güven Firmasından hibe aldım. Orman için cebimden 19 bin Avro harcadım. Kırşehir doğasına yönelik “Doğanın Renkleri” kitabını çıkarttım. Arşivimde 600 binin üzerinde Kırşehir kırsalında çekilmiş “yaban fotoğraflarına, video ve dia” sahibiyim. Ölmeden Kırşehir kültürüne 2 kitap daha kazandırmak için çalışıyorum. “Bozkırın Renkleri – Bozkırın Yabanı”… TRT başta olmak üzere 7 farklı ulusal TV il 12 kez belgesel çekimlerine dâhil oldum. Bir kadın arkadaşımın başarılarına destek oldum. Kendisi Türkiye genelinde 13 vahşi doğa fotoğrafçıları arasına girdi. BBC Eart ve KRT TV’lerde yüzlerce fotoğrafı yayınlandı. Bakanlık tarafından ödül verildi.

Kesikköprü Kervansaray Hanını kültümüze kazandırmak için Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğünden ihaleye girerek kiralama yoluyla (2015) aldım. Alt yapısını, tarihi kültür değerler levhalarını yolunu çevre düzenlemelerini yaptırarak 140 bin lira cebimden para harcadım. Köylüler hayata geçirmeme fırsat vermediler. Sürekli CİMER’e şikâyet ederek çalışmalarımızı durdurdular. Ve ben 1,5 yıl sonra onca emeği ve parayı bir kenara iterek ayrıldım. Bunca çalışmamın karşılığı olarak Bölge müdürlüğü beni icraya verdi. Yılmadım hâlâ bir şeyler yapmanın çabası içindeyim. Yaklaşık 8 ay önce omurilik kanserine yakalandım. Ağır bir hastalık geçiriyorum. Metastaz yapmış sol kürek kemiğime geçmiş. Buna rağmen fırsat buldukça doğaya çıkıyorum. Ruhu doğayla beslenen bir insanım. Geçtiğimiz günlerde fırtına, yağış ve sel içinde Özbağ bölgesinden Kervansaray Ormanları zirvesine çıktım. Yaşamımın ateşini kuşun sesiyle, rüzgârın nefesiyle ağaçların ve otsulların kokusuyla içime çekmekten büyük keyif alıyorum. Hayata bir serçenin çığlığını, turnanın bağırmasını duyarak, flamingoların kızıl renklerine bakarak bir yarını hedefleyerek yaşama direniyorum.

Acıyı ve hastalığın griliğini silmek için, doğanın kızıllığı ve kokusuyla yaşıyorum. . Bu satırlar, sadece bir hayatta kalma çabası değil; yaşamımı doğanın yarattığı estetikle yeniden inşa etme çabamdır. Kökleri derinde olan bir ağaç, fırtınaya sadece gövdesiyle değil, yapraklarının şarkısıyla da direnir.bu şarkıların küçük çığlığı oluyorum. Bu yazı; bedenimin güç sınırlarına inat, ruhumun doğayla kurduğu o sarsılmaz ortaklığın belgesidir.

Serçenin çığlığı, turnanın kanadı ve flamingoların rengi. Hayat, en gür sesini tam da zorlukların ortasında çıkartıyor. Doğanın minicik bir parçasıyım. Her şeyin farkındayım. Doğanın nefesiyle harmanlanmış, gücümle direniyorum. Kırşehir ve çevresindeki bozkır ekosistemleri ağır bir baskı altında. Bu bir gerçek. Toprağınıza, suyunuza, ormanınıza kurda kuşa lütfen sahip çıkın.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.