BU NEYAMAN ÇELİŞKİDİR! ANNE.
Dünya’da kaç ülke lideri meşruiyetini küresel güçlerden almaktadır? Gerçek bir devlet meşruiyeti, dışarıdan alınan ideolojik bir renk değil; vatandaşların gönüllü rızası, adaletli yönetim ve hukukla somutlaşan halk egemenliği üzerinden alır.

BU NEYAMAN ÇELİŞKİDİR!
Milletin sırtından doyan doyana!
Dünya’da kaç ülke lideri meşruiyetini küresel güçlerden almaktadır? Gerçek bir devlet meşruiyeti,
dışarıdan alınan ideolojik bir renk değil; vatandaşların gönüllü rızası, adaletli yönetim ve hukukla
somutlaşan halk egemenliği üzerinden alır. Yalanlar üzerine kurulu bir anlatı, devletin ahlaki
otoritesini yok eder. Halk, kandırıldığını hissettiği bir yapıya ahlaki bir borçluluk duymaz.
İdeolojik hamle, eğer toplumun sadece bir kesimine ayrıcalık tanıyor ve diğerlerini dışlıyorsa, ahlaki
zemin kayar. Ahlaki bir devlet, gücü ortadan kalkar despotizm hâkim kılınır. Devlet aklı tüm
faaliyetlerinde adalet ilkesinde içinde herkesin iyiliği için kullanmak zorundadır.
“Şahlanış dönemine geçtik”… Recep Tayyip Erdoğan…
Dün siyah dediğine bugün beyaz, beyaz dediğine siyah diyebiliyor. Çok iyi demagog. Lafı eğip
bükmüyor. Sürekli farklı yalanlar üretiyor. Hitler’in propaganda bakanı joseph Goebbels yalanın
ustasıydı. Bizdeki sarayın propaganda danışmanları joseph goebbels’e taş çıkartacak kabiliyetteler. İyi
biliyorlar ki; bu yalanların arkasından giden kitle var. İnanıyorum ki bu propaganda üreticiler yüklü
maaşları fazlasıyla hak ediyorlardır. Hiçte azımsanmayacak bir kitleyi arkasında sürüklemek hiçte
kolay değildir.
Bakan dediğin böyle olur!
Çorum Valisi iken vatan haini İngiliz köpeği İskilipli Atıf’a anıt mezar yaptıran dualarla açtıran, anma
günleri düzenleyen kişi. Bugün İç işleri Bakanı olarak ödüllü.
Mustafa Çiftçi Erdoğan için Herkes endişe içerisindeyken, acaba yarın ne olur derken bizim öyle bir
tasamız yok. Çünkü başımızda bir dünya lideri var.
Sallamada sınır tanımayan Bakan; Bakan Çiftçi, Yüzyılda bir tane lider geliyor, o günlerde İslam
ümmetinin başı Abdülhamit Han’dı. İslam ümmetinin başı bugün de Cumhurbaşkanımız dedi.
“Dünya ekonomisine yön veren; Amerika, Çin, Rusya 4 liderden biri” dedi. Şimdi bizler Almanya,
Fransa, İngiltere, Belçika, Japonya, Finlandiya, İsveç, İsviçre, fena halde kıskanacaktır.
Milletin sırtından doyan doyana!
Asgari Ücret 28 bin 75 lira.
En düşük Emekli maaşı 20 bin lira. Ortalama maaş 36 Bin Lira
Yolluk ve harcırahları hariç. Partili Cumhurbaşkanı maaşı 312 bin 718 lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. Milletvekili maaşı 273 bin lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. Bakan Maaşı 280 bin 135 Lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. Vali maaşı 179 bin 100 lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. Emekli ve aktif Milletvekili maaşı toplamda 451 lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. THY Genel Müdürü maaşı 2 milyon 416 bin lira
Yolluk ve harcırahları hariç. Merkez Bankası Başkanının maaşı 1 milyon 950 bin lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. TRT Genel Müdürünün maaşı 697 bin lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. Bakanlık Genel Müdürlerin maaşı 695 bin lira.
Yolluk ve harcırahları hariç. THY Müdür ve daire başkanları 1 milyon 500 bin lira.
Bu liste uzayıp gidiyor. Bu liste içinde kalan ve dışında olan bu besleme grubuna sağlanan yaşamsal
konforları ekleyin. Şoför, sekreter, danışmanlar, özel kalem müdürleri, tahsisli araçlar, lüks müstakil
lojmanları, ısınma, elektrik, su ve soğuma giderleri, ödenirken lojman tahsis edilmemiş olanlara ekstra
kira bedellerini dâhil edin. Ve hatta kenef kâğıtlarını, sabunları ekleyin. Temsil ağırlama giderlerini de
unutmayın. Utanmıyorlar. Bunlara bu utanmazlığı 23 yıldır sırtında taşıma payesi veren halkın ta
kendisidir.
Ülkeye 17 milyon mülteci doldurup, ülkeyi Ortadoğu çöplüğüne çevirdiler. Üzerine birde kurtuluş
savaşı tarihi yazdılar. Daha ne olsun. Ekonomiye katkısı olduğu iddia edilen 17 milyon günde 1
yumurta, 1 ekmek, 10 gram et, bir tavuk but yese. 4 milyon ev işgal etmiş olsa. Bu işgal gerçek
nüfusun dörtte birine tekabül ediyorsa millete zıkkımın kökü düşer. Daha ne olsun.
Savaş bahanesiyle Doğalgaza ve elektriğe %25 zam yaptılar. Fırsatçılar hiç boş durmadı. Akaryakıt
zamları bahane oldu. Ekmek fiyatları %30 zamlandı... Savaşan İran, Ukrayna, Suriye’de İsrail’de 1 kilo
Ekmek Türk Lirası ederinde 80 kuruşla 2,5 lira arasında. Gürcistan 2 savaş arasında para değeri Türk
parasını 23 kat üzerinde. Bu ülkelerde Domatesin kilosu 16 lirayken. Bizde 150 lira. Hıyarın kilosu
110, biberin, patlıcanın çileğin elmanın armudun kilosu 2 yüz lira üzerinde. Tarlada 2 lira olan kıvırcık
pazarcının elinde 60 – 100 lira. Kiralar gelirin üzerine çıkmış. Daha ne olsun.
Bu zamdan etkilenmeyenlerin tamamı bu milletin ekonomisine yön veriyor. Ekmek elden su gölden
besleniyor. Daha ne olsun.
23 yıldır; halkın boğazından kesilerek toplanan vergi 3 trilyon 685 milyon Dolar. Cezalar, harçlar hariç.
Kur korumalı mevduata faiz olarak ödenen para, 2,5 trilyon TL. Geçiş garantisiyle yapılan köprü, tünel,
yol, havaalanı müteahhitlerine ödenen para 7,9 milyar dolar. Şehir hastanelerine, bir milyar 39 milyon
170 bin dolar. 2044 yılına kadar borçlandırılmışsın Daha ne olsun?
Merkez Bankası stoklarında tutulan zor günler için ayrılmış “ihtiyaç akçesini” bitirdiler. Daha ne olsun?
128 Milyar Doları kayıp. 17-25 Aralık hırsızları aklandı. Tüm Cumhuriyet varlıkları tek kalemde satıldı.
530 milyar dolar borçlandılar Daha ne olsun.
Bu ülkede Dolaylı vergi yıllık vergilerin %65 olduğunu, elmastan, pırlantadan alınmayan vergi çocuk
mamasından, sütten, ekmekten alınıyorsa. Yat, kotra yakıtından alınmayan vergi çiftçinin traktör
yakıtından alınıyorsa! Daha ne olsun.
Ülkenin limanları, kıyıları, ormanları, otelleri, borsası, bankaları, kıymetli elementleri, yeraltı ve üstü
hazinesi talana itilmiş ülke müstemleke görüntüsüne bürünmüşse daha ne olsun.






