BÖYLE DOĞA SEVGİSİ OLMAZ…

Biyoçeşitliliği en çok etkileyen insan faktörü.Sanayileşme, kentleşme, orman tahribatı,maden sahaları, tarım faaliyetleri, aşırı avlanma ve çevre kirliliği biyoçeşitliliği en çok tehdit eden unsurlardır.Bu bir gerçek.Hepsi de insan faaliyetleri sonucudur

Gündem Yayın: 16 Mart 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 16.03.2026 21:26:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

BÖYLE DOĞA SEVGİSİ OLMAZ…
Biyoçeşitliliği en çok etkileyen insan faktörü. Sanayileşme, kentleşme, orman tahribatı, maden
sahaları, tarım faaliyetleri, aşırı avlanma ve çevre kirliliği biyoçeşitliliği en çok tehdit eden unsurlardır.
Bu bir gerçek. Hepsi de insan faaliyetleri sonucudur.
Tarımsal faaliyetler (Pestisit ve diğer kimyasallar, kemirgenlerle mücadele ilaçları) ve İklim krizi en
fazla yaban hayatı üzerinde (beslenme ve üreme) üzerinde baskı oluşturuyor. Bu krizin yanı sıra birde
insan hareketinin ürettiği bir baskı var.
İç Anadolu’nun “Göz Bebeği” olan “Seyfe Gölü Sulak Alanı”. Doluluk oranı yaklaşık 14 senedir
%25’ler seviyesindeydi. Bu yıl yağışların çokluğu ile doluluk oranı %75’lerde. Bu kez kuruma Haziran
ay sonlarına kadar uzayabilir. Kuşlar geri döndü diyoruz. Hayır, göçe bağlı sadece 2 tür bölgeye geldi.
Sayıları da çok düşük. Biz bölgemizde bulunan kuş sayımlarını her yıl türlere bağlı olarak yapıyoruz.
Diğerleri ise bölgenin yerleşik kuşları. Kimse yanılmasın. Gölde sadece Flamingo yaşamıyor. Yaklaşık
130 tür karaya bağlı ama aynı bölgede yaşıyor.
Zaten var olan tehdit kuş popülasyonu üzerinde ağır bir baskı. Haziran ayı sonuna kadar kuş
yataklarına girilmez. Seyfe gölüne bağrışla çağırışla doluşmak. Kulenin ötesine geçmek kuş
popülasyonuna vurulan en büyük darbedir. Bu süreç. Kuşların eşleşme, çiftleşme ve kuluçka ayları.
Siz yatak odanıza izinsiz birileri girsin ister misiniz? Her hafta Seyfe Gölüne doluşmak onların yatak
odasına girmekle aynı. Bu gezileri kim düzenliyor bilmiyorum. Bir Çevreci olarak bu tür ziyaretlerden
denetimsizlikten son derece rahatsızlık duyduğumu açıkça ifade ediyorum.
Kuş gözetlemenin kuralı vardır. Kuş havzalarına yaklaşma mesafesi topluca olmaz. Düğüne gider gibi
bölgeye girilmez. Motorlu araçla yaklaşılmaz. Seyfe Gölüne giderek doğayla baş başa kalmak harika.
Ama bunu bir minibüs insanla, çocuklarla, özel araçlarla işgal etmek yabana vereceğiniz en büyük
zarardır.
Bu göle bilinçsizce gidenler neden 14 sene önce kurumuş göle gitmiyorlardı. Lafla peynir gemisi
yürümüyor. Bu kuralları ben koymuyorum. Ornitoloji veya kuş bilimi uzmanları koyuyor.
Lütfen yanınıza bir rehber alarak hareket ediniz. Yaklaşımları sınırlı yapınız. Bunun nedeni gelecek
nesillere olan emaneti daha sağlıklı bırakma gibi bir borcumuz var.
Bir başka konu Kızılırmak Havzası. Bölgede hatalı su kullanımı ve kuraklığa bağlı olarak nehir suyu
çekildi. Geçen yıl Hirfanlı Savak derinliği 70 Metreden 30 metreye düştü. Bölgede 33 bin dönüm sazlık
alan yakılarak endüstriyel tarıma açıldı. Bölgede yaşayan 235 kuş türü bölgeyi terk etti.
Kızılırmak Havzası da Seyfe Gölü kadar kıymetli bir alan. Doğaseverler lütfedip gitsinler. Doğanın
insan eliyle nasıl parçalandığını yaban hayatının nasıl sıfıra düştüğünü gözlemlesinler.
Çok şey değil. Ziyaretlerde biraz özen. Seyfe gölü çevresinde 27 endemik tür bitki varlığını sürdürüyor.
Ziyaret elbette güzel. Ancak korumazsanız yokluğuna tanık olur. Kendinizin de bu çorbada ne kadar
tuzunuz var görürsünüz.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.