BİR GAZETECİ BİYOGRAFİSİ…
İnsanlar sevaplarıyla günahlarıyla tartılır diye bir cümle kurmak istemiyorum. Ahtı vefa duygudan daha çok sorumluluktur. Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunamayacağını, ancak toplum böyle istiyor bunun için çok okunuyorum gazetecilik değildir.

BİR GAZETECİ BİYOGRAFİSİ…
‘O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık’.Yaşar
Kemal…
İnsanlar sevaplarıyla günahlarıyla tartılır diye bir cümle kurmak istemiyorum. Ahtı vefa duygudan daha
çok sorumluluktur. Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunamayacağını, ancak toplum böyle istiyor
bunun için çok okunuyorum gazetecilik değildir.
Bu ülkede, hele ki bu şehirde bir gazeteci figürü taşımak o kadar zor ki! Ne İsa’ya, nede Musa’ya
yaranamazsınız. Kırşehir’e geldiğim yıllardı. Emekli olmuştum.
“Kırşehir TV” kuran, Kırşehir’de Radyo yayını başlatan yazılı basında öncülük edebilecek seviyede
yazılı basında yer tutmuş bu kuruluşları içinde en az 10 kişiyi istihdam etmiş, gazeteci olmanın
ötesinde bir iş adamı. Ekonomik koşullar veya çağa ayak uydurmanın baskısı ile önce TV sonra,
Radyoyu devretti. Ben ilk yerel gazetecilik tecrübemi Kastamonu “Araç Gazetesinde” tatmıştım. Ulusal
basın deneyimim vardı. Ulusal basın soğuktur. Çalışanlar birbirinin ayak izine bakar. Yerel gazetecilik
iç içe halkla kucaklaşma şansı yaratan samimi ve sıcak bir atmosferin odağındadır.
Duayen Gazeteci Uğur Yastıman bana Arena’da yazmamı istedi; kabul ettim. Daha sonra Hayatımda
hiç yapmadığım Radyo programlarında yer aldım. Siyasi sohbetler ile başlayarak siyasilerin radyo
programlarında konuk edilmesi Kırşehir’de yeni bir akım başlatmıştı.
Makale yazılarımda yanlışlar, gramer bozukluklarını Uğur abi düzeltiyordu. Yazdığım her makale bir
ses getiriyordu. Hacı bey Konağı, Seyfe Gölü haberleri yazıl basından ulusala kaymaya başlarken,
”Arena” yerel olmasına rağmen alanında güç kazanmıştı.
Toplum yararına hizmet etmek için yaşamı, olağanlıkları masaya yatırıp, olumsuzlukları
tartışabiliyorsanız gazetecisinizdir. Ben bu değerlere inanmış bir makale yazarı olarak ahtı vefa
borcum olduğunu söylediğim Arena, Çağdaş Gazetesi bugün Ahihaber. Net gazetesi içinde düşüncelerimi
sürdürürken geriye doğru baktığımda; 3 yıl süreli Radyo, 2 yıl süreli TV programları gazetecilik
skalasın da bana çok şey kazandırdı. Bugün bu yazıyla bir gazetecinin görünmeyen biyografisinde
ülke bazında, kent bazında neler kazandırabildiğini kaleme almak, bir gazetecinin topluma neler
kazandırabileceğini sizlerle paylaşmak istedim.
Kırşehir’de yerel basında önemli yerlere uzanan iletişim araçlarına anlam kazandıran Sait Yanık…
Kırşehir’de 28 gazeteciye TOKİ’de ev sahibi yapıyor… Kırşehir Kültür ve Turizm Müdürünün
yapamadığını Yanık yapıyor. Kırşehir’de 250 yabancı gazeteciye ev sahipliği yaparak kentin varlığını
dünyaya duyururken, Türkiye’nin 7 bölgesinde toplantılara koşturuyor gazetecilik sorunları, çalışanları
ve sosyal pratiklere yönelik mesajlar veriyor.
Yetmiyor AB ülkelerinden ve Amerika’dan ayağını hiç çekmeden ileri yaşına rağmen koşturuyor. Daha
yeni Amerika’da “Gazetecilik mesleki dayanışma ve bilgilendirme” toplantılarına katıldı. Taşıdığı
bu bilgileri çıkar gözetmeksizin meslektaşlarıyla paylaştı. Bu aslında haber niteliği taşıyan aktif
gazetecilik bilgi ve görgüyü artırmak dünya normlarında çağdaş gazeteciliğe ulaşmanın çabalarıdır.
Şunu açıklıkla yazabilirim; şaklabanlarla kol kola gezmek. Baldır bacak edebiyatı yaparak form
oluşturmak gazetecilik değil. Elimizde yılların tecrübesine sahip akil bir isim var. Sahip çıkmak
gazetecilik mesleğine olan ilgiyi artıracağı gibi yeni yetmelerin gazetecilik diye öne sürdüğü özel
hayatla çıkar odaklı yazılar gazeteciliği itibarsızlaştırırken halkı toplumsal ahengin rengini diri tutmaya
gazete okumaya davet ediyorum.
“Magazin” toplum sosyolojisinin tamamı değildir. Yalnızca onun küçük ve popüler kültür odaklı bir alt
kümesidir. Bu düşünceden yola çıkarak, toplumsal yapıların popüler kültürün baskısı toplum üzerindeki
manipülasyonu giderek artırırken toplum yozlaşacaktır. Herkes bu yozlaşmadan şikâyetçiyse! Kesin
popüler haber alışkanlıklarınızı gerçeklere dönün. Bugün Sait Yanık bu kalede bekçilik yapıyor.
Bugün ben meslek etiğini, derinliği, entelektüel birikimi ve toplumsal sorumluluğu savunan bir protest
kimlik ile günümüz medyasındaki tık odaklı, yüzeysel ve etik dışı yaklaşımlara karşı, geleneksel usta-
çırak ilişkisine ve nitelikli haberciliğe geri dönülmesi gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Çınarlar çok kolay yetişmez. Çınar tohumdan birkaç yıl sonra yeryüzüne tek yaprakla çıkar. Toprak
karnındaki tohumu yaklaşık 3 ile 5 yıl pişirir. Bu süreçte toprak köklenen tohuma, suyu, minerali, besi
kaynaklarını öğretir. Önce kökle başlar eğitim. Kök oluşur sonra yeryüzüne çıkartır. Çiğnenmezse.
Koparılmazsa, kesilmezse 250 yıl doğaya hizmet eder.
Gazeteci kolay yetişmiyor. Okuyucu topluma, böyle bir toplumun etik değerlere saygılı gazeteciye
ihtiyacı var. Meslek odağında dahi sen bencilikten önce bu isimlere sahip çıkmak mesleğe olan saygıyı
artıracaktır. Sahiplenme duygusu “Yeni” nesil gazeteciler için doğru bir çıta hatta hedef olacağına
inanıyorum.
Yeni yetmelerin gazetecilik diye öne sürdüğüm özel hayatla çıkar odaklı yazılar... Mesleğe yeni adım
atan bazı kişilerin veya dijital çağın getirdiği kuralsızlıkla hareket edenlerin, kişilerin özel hayatlarını
deşifre ederek veya kişisel/maddi menfaatler gözeterek yazdıkları yazılar hedef alıyor. Bu durumun
gazetecilik mesleğini toplum gözünde itibarsızlaştırdığına dikkat çekmek istedim.
Bir gazeteci olarak Sait Yanık’ın faaliyetlerinden etkilendim. Bu gazeteci faaliyetlerini bir düşün adamı
olarak bende; değerlendirme hissi doğurdu. Geçmişte saklı kalanlar ve günün soytarıları. Diyecek
çokta bir şey yok.
Kırşehir’de âmâsız, nedensiz ve niçinsiz, çalışan gazete etik değerlerine bağlı tüm emekçileri saygıyla
alkışlıyor yoları açık olsun diyorum.







