Bir Zamanlar Gençlerin Sesleri Yankılanıyordu
Kırşehir'de binlerce öğretmenin hatıralarını taşıyan eski Eğitim Fakültesi binaları yıkılıyor. Bir dönemin izleri silinirken geriye hüzün ve belirsizlik kalıyor.

Kırşehir’in eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olan eski Eğitim Fakültesi binaları, Terme Caddesi üzerindeki Cacabey Yerleşkesi’nde iş makineleriyle yıkılıyor. Yıllarca öğretmen adaylarının hayallerine, arkadaşlıklara, sınav telaşına ve mezuniyet sevinçlerine ev sahipliği yapan yapılar bugün moloz yığınlarına dönüşüyor. Ortaya çıkan manzara, yalnızca betonun değil, Kırşehir’in eğitim hafızasının da gözler önünden silindiği hissini uyandırıyor.
Her yıkımın ardında teknik bir karar bulunabilir; fakat bu kararların toplumsal karşılığı da vardır. Çünkü söz konusu yerleşke yalnızca dersliklerden ve idari odalardan ibaret değildi. Şehrin merkezinde öğrencilerle esnafı, akademisyenlerle mahalle sakinlerini buluşturan, gündelik hayatın ritmine karışan bir eğitim alanıydı. Bu yüzden bugünkü görüntüler, eski mezunlar kadar çevrede yaşayanlara da geçmişi hatırlatıyor.
Bir Zamanlar Gençlerin Sesleri Yankılanıyordu
Bugün kepçelerin çalıştığı yerde bir zamanlar derslere yetişen öğrenciler, koridorlarda bekleyen arkadaşlar, kantinde kurulan kalıcı dostluklar vardı. Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan pek çok öğretmenin yolu bu kampüsten geçti. Kimi ilk meslek heyecanını burada yaşadı, kimi ömür boyu sürecek arkadaşlıklar kurdu. Şimdi o günlerin sessiz tanıkları birer birer yok oluyor. Üzerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün portresinin bulunduğu binanın çevresini bile iş makineleri ve enkaz sarmış durumda.
Önce Sessizlik, Ardından Yıkım
Kırşehir Haber Türk, 20 Haziran 2026 tarihli haberinde Eğitim Fakültesi’nin Bağbaşı Yerleşkesi’ne taşınmasının ardından eski kampüsün büyük ölçüde atıl kaldığını gündeme getirmişti. O günlerde sessizliğe gömülen binalarda şimdi yıkım sesleri yükseliyor.
Üniversitenin Ağustos 2026’da yayımladığı ihale ilanı, Eğitim Fakültesi A ve B bloklarıyla iki lojmanın yıkılmasını öngörüyordu. Depreme dayanıklılık nedeniyle gündeme gelen yıkımın can güvenliği açısından gerekçesi olabilir. Ancak güvenliğin sağlanması, alanın geleceğine ve ortak kent hafızasının korunmasına ilişkin soruları cevapsız bırakmamalı.
Peki, Yerine Ne Yapılacak?
Kırşehir’in öğretmen yetiştirme geleneği, 1961’de kurulan Erkek İlköğretmen Okuluna kadar uzanıyor. Eğitim Enstitüsü, Eğitim Yüksekokulu ve Eğitim Fakültesiyle devam eden bu birikim, kent kimliğinin önemli parçalarından biri.
Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Mayıs 2026’da Cacabey Yerleşkesi’nin üniversite bünyesinde kalacağını, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu binasının güçlendirileceğini ve Neşet Ertaş Devlet Konservatuvarı çevresinde müzik eğitimini geliştirmeyi hedeflediklerini açıklamıştı. Ancak yıkılan binaların yerinin nasıl değerlendirileceği, hangi takvimin izleneceği ve projeye ne kadar kaynak ayrılacağı konusunda ayrıntılı bir uygulama planı kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Dönüşümün gerekçesi, mevcut yapıların durumu, hazırlanmış teknik raporlar ve gelecek için öngörülen kullanım biçimi anlaşılır şekilde anlatıldığında kamuoyundaki belirsizlik de azalacaktır. Özellikle eğitimle özdeşleşen bu alanın kapalı mı kalacağı, yeniden öğrencilerle mi buluşacağı, yoksa farklı bir işleve mi kavuşacağı açıkça ortaya konulmalı. Kentin merkezindeki bu büyüklükte bir alanın geleceği bütün Kırşehir’i yakından ilgilendiriyor.
Yerleşke girişinde geçmişte yapılan kapı ve çevre düzenlemesi de kamu kaynaklarının uzun vadeli planlamayla nasıl ilişkilendirildiği sorusunu akla getiriyor. Yapım maliyetinin ve mevcut dönüşüm planındaki yerinin açıklanması, tartışmalara açıklık kazandırabilir.
Hafıza Enkaz Altında Kalmasın
Terme Caddesi’nden geçenler artık alıştıkları kampüs manzarasının yerine yıkıntıları görüyor. Binalar gerektiğinde yenilenebilir; fakat bir kuşağın gençlik yıllarını, fotoğraflarını ve anılarını yeniden inşa etmek mümkün değil.
Bu nedenle geçmişi belgeleyen fotoğrafların, mezuniyet kayıtlarının ve tanıklıkların korunması da dönüşümün parçası olmalı. Kırşehir bugün yalnızca yeni projenin ne olacağını değil, burada yetişen binlerce insanın hatıralarına nasıl sahip çıkılacağını da bilmek istiyor.
Çünkü Terme Caddesi’nde bugün yalnızca duvarlar yıkılmıyor; bir şehrin belleğinden de sayfalar kopuyor.







