YOK SAYILAN! AMA ADI OLAN ŞEHİR!

Yıllardır kaybedilen yatırımlar, bitmeyen projeler, göç, kuruyan Seyfe Gölü ve tutulmayan vaatler... Kırşehir'in kaderi gerçekten sahipsizlik mi, yoksa yönetilemeyen bir şehir olmanın bedeli mi?

Gündem Yayın: 02 Ağustos 2026 - Pazar - Güncelleme: 02.08.2026 23:59:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News

YOK SAYILAN! AMA ADI OLAN ŞEHİR!
Kırşehir sahipsiz lakırdısıyla yaşayıp gidiyoruz. Ankara kayseri arasına sıkışmış avuntusuyla gün geçiriyoruz.  Gerçekten neden böyleyiz? Geçmişte 6 milletvekili ile temsil edilen şehirde şimdilik 2 milletvekili var. Yakında bu sayı 1’re düşerse hiç şaşmam. Hızla göç verip dağılan bu şehir hızla göç alıp kendine yabancılaşıyor. Sahi sahipsiz mi bu şehir?
Yatırım açısından sahipsiz mi?
İlgisiz. Seçtikleri Ankara’ya besiye, küpünü doldurmaya gidiyor. Arada bir uğrayıp milletin gazını alıyor. Dört beş köye fidan dikiyor. Sonuç! Faydası sadece kendine…
Biraz geriye doğru gidelim. İdari sınırları her seçimle daraltılan şehir. İlçe yapılmasından sonra şamar oğlanına döndük. Önce Nevşehir İl oldu. Elinden Avanos, Hacıbektaş, Kozaklı, Gülşehir ve gitti. Sonra Aksaray İl oldu. Ortaköy, Sarıyahşi sınırlarından çıkartıldı. Sonra Kırıkkale İl oldu. Keskin, Karakeçili fazlalık görüldü. Ve İstanbul’da bir söz terennüm edildi. “Kadıköy’e köy deyip, Kırşehir’e şehir diyenin” lakırdısı bizlere lütuf, başkalarına alay konusu oldu. 
Yatırım dediler! Mercedes kamyon Fabrikası Aksaray’a alındı. Havaalanı Nevşehir’e yapıldı. Petlas kapanma olayı çıktı. Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümeni için uygunluğu test edildi. Organize sanayi bölgesi birilerinin arsası kıymetlensin anlayışıyla görünmez bir alana çekildi. Açılan işletmelerin birçoğu kapandı tası tarağı toplayıp gittiler. 
Havaalanı için ayrılan 12 bin dönüm alan siyasiler tarafından yağmalanma girişiminde bulunuldu. Çabuk deşifre olunca yağmadan vazgeçildi. Ve bu devasa arsanın bir bölümü işgal edilip cezaevi inşa edildi. Sonra! Cezaevinden arta kalan arazinin bir kısmı sera için birilerine peşkeş çekildi. 
Havaalanı rüyası böylelikle bitti. Kızılırmak sahil bandı üzerinden Kapadokya Havaalanı yol projesi yapıldı. Ulaştırma bakanlığı onayladı. Bu proje Kırşehir sınırlarının dışına itildi. Aksaray’a teslim edildi.
Yıl 2011 Uluslar arası Havaalanı projesi için Kırşehir’den teklif istenildi. Projeye cevap verilmedi. 3 yıl önce İnşasına başlanan Yozgat Havaalanı işletmeye açılmak üzere. Sahipsiz mi? 2 milletvekili niçin var? 
Tren hattı ve tren geliyordu. Baktılar ki Kırşehir uyuyan güzeller içinde. Size “hızlısını” getiriyoruz dediler. Masal parkına oyuncak lokomotif geldi. Şimdi Kırşehir’e tren Yerköy’den mi gelsin, Şefaatli’den mi gelsin demenin üzerinde 21 yıl geçti.
Vizyon kentler projesi çerçevesinde Kırşehir’de dahil edildi. Projeyi yapan şirket gitti. Adı kaldı yadigâr. Ve sonra Formila 1 için kollar sıvandı Hirfanlı sahil bandı uygun görüldü. Sahil bandı akaryakıt istasyonu sahibine 2800 dönüm üzüm bağı yapmak için verildi.
Bu kadar palavrayı yiyen bu millet eline çanta alıp geleni ya milletvekili yapıyor ya da adam sende bana bunu layık görmüşler diyerek seçiyor. 
Eğitimde Türkiye 3ncüsü olan bu şehirde, şimdi 18nci sıraya gerilemesinin sevincine ortak olan bir Milli Eğitim Müdürüne sahip. Selde mahsur kalan ilaçları kurtarma operasyonu ve çamur temizleme işi için öğretmen görevlendiren ahlak yine aynı ahlak.
Çevre ve Doğa dediğimizde ilk aklımıza gelen Seyfe Gölü Sulak Alanı. Seyfe Gölü Yağışlarla, Yüzey sularıyla ve kaynaklarla beslenen doğal bir göl.  Bu kaynakların biriside Malya kaynağı… Malya veya TIGEM bu işletmenim başında ali kıran baş kesen bir adam. Unvanı müdür.
Yoncalık alanları 1000 dönüm artırarak pasif olan iki kuyuyu aktif hale getirdi. Yılın 10 ayı kuyulardan su çekiyor. Sulama dönemi bittiğinde de (Ekim-Kasım ayında) kuyulardan çektiği suyu kanallara veriyor.  Seyfe gölünün yüzey sularını çeken kanalları temizletiyor. Kanal çevresindeki kendiliğinde oluşmuş söğüt ağaçlarını söktürüyor. Bu düşmanlığın altında kime şirin gözükmek var! Yoksa bu düşmanlığı besleyen bastırılmış duygularının altında yatan kin nedir?
Yetmedi! Kuyu pompalarını çalıştırarak göle gidecek suyu kanallara verdi. Bu adamın ne iş yaptığı meçhul. Bu adam TIGEM’de müdür.  
Bu adamın bağlı olduğu bakanlık temsilcileri bile uyardı. Seyfe gölü proje toplantısında da  “devlet örnek olur”! bu adam devletin D’si bir tarafa bir çevre ekoloji düşmanlığı çevresel bağında kopuklukları olan bir adam. Bizler var olanı koruyamazken. Gülşehir Kaymakamlığı ve DSİ iş birliği ile Kızılırmak havzası üzerine devasa bir sulak inşa etti. Aksaray Valiliği Kızılırmak havzasını “Tabiat Alanı” ilan etti. Biz ne yaptık. Kuruyan alanları ve sazlıkları yakarak tarla açan ahlaksızlığı Valilik, siyasetçi aktörleri seyretti. At hırsızları yağmayı sürdürmek için Hirfanlı kapaklarını açılarak suyun boşaltılması için dilekçeler verdiler.
Dahası da oldu. Bölge Endüstriyel tarıma açıldı. Bölgede yağma sınıf atladı. Tüm olumsuzlukların için İki adet Milletvekili var. Birisi iktidar sade eli belinde dolaşıyor. Diğeri eli böğründe çaresiz.
Yıllardır Çevre Yolu yapamadılar. Ama Kaman’a çevre yolu yapıldı.
Bir inat uğruna Tıp Fakültesi hastanesini dağın başına taşıdılar. Eski hastanenin arsasını pazarlamaya kalktılar. Olmadı tam ortasına atıl bir aile sağlık merkezi kondurdular. Eski hastaneyi palyatif merkezi yapacakları (Ölüme hazır yaşlılar için) hastane olacağı söylentisi ayyuka çıktı. 
Şimdi soru şu. Kırşehirli, seçtikleriniz kıyak maaş, kıyak emeklilik kazanımlarının dışında şehre faydası ne. Bu kazandıkları şahsına. Sana faydası ne. Oy vermek onaylamak demektir.
Köye dönüşmüş, pislik ve kirlilik içinde bir şehir. Herkes bu pasak ve kirlilikte yalnızlıktan, sahipsizlikten söz etmemeli!

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.