YA TİCARET! YA SOSYAL HAKLARA YÖNELİK MÜCADELE!
Konu; Üslup değil, zihniyet sorunu. Hiçbir sahtelik gerçeği saklamaya yetmez.

YA TİCARET! YA SOSYAL HAKLARA YÖNELİK MÜCADELE!
Konu; Üslup değil, zihniyet sorunu. Hiçbir sahtelik gerçeği saklamaya yetmez.
Kırşehir’de Sağlıkçıların çoğunluğunun şikâyetçi olduğu bir sendika var. Sendika Şube Başkanı hem
ticaret, hem de sendika başkanlığı yaparak haksız kazanç elde ettiği iddiaları hiç gündemden
düşmüyor. Bana gönderilen iddialar üzerinden baktığımda aklıma “Ya Ticaret yap. Ya Sendika Şube
Başkanlığı”. İkisi aynı anda şaibeyi de yanında getirmekte.
Kırşehir’de bir sendika (Sağlık-Sen) yönetici veya temsilcileri asli görevleri, üyelerinin haklarını
savunmak olmasına rağmen, şahsi ticari çıkarlarını ön plana çıkardıkları yönündeki eleştirileri dile
getiren iddialar.
“Kırşehir sağlık sen başkanı olan Yasin Yücesan kendi lokantası olan Kırşehir bolu et mangal adına,
sağlık sen adına yemek, kahvaltı, piknik, pide, lahmacun, lokma tatlısı dağıttığı faturayı da kendi
lokantası “GÜLNAR” şirketine fahiş fiyata fatura ettiği iddiaları, temsil gideri olarak, çikolata,
kuruyemiş, çiçek, düğün gideri gibi, genel merkezin sendika hizmeti için tahsis ettiği 06 AAH 177
Volkswagen oktava otomobili özel işlerinde kullanılıp, fazla yakıt faturası alıp gider gösterdiği, yönetim
de M.G isimli arkadaşın buna karşı çıkıp istifa ettiği kurum içinde konuşuluyor”…
Bu iddia açıkça kişisel çıkarın ön planda tutulduğu yönünde. Bana yaklaşık 2 yıldır bu sendika ile ilgili
birçok iddialar gönderiliyor.
Paylaşılamayan bir sendika iç çatışması mı? Yoksa Şube Başkanın kendi şirketini ayakta tutma gibi
geliştirdiği faaliyetlerimdir. Bilmiyorum. Bu denli iddiaların yargı yoluyla ele alınması mutlak olmalı ki
hem üyeler hem de kamuda bu denli şaibelerin ortadan kalkması gerekiyor.
Bu sendikada açık ara çıkar çatışması gözüküyor. Sendika başkanlığı, temsil ettiği işçilerin veya
çalışanların haklarını korumak için fedakârlık göstermesi gerekirken, üyeler üzerinden menfaat
sağlama girişiminin etik olmadığını düşünüyorum.
Ticaret kar amacı güden bir faaliyettir. İkisinin bir arada yürütülmesi, sendikayı bu faaliyete alet etmek
sendika başkanının kendi ticari çıkarlarını üye çıkarları önüne geçirmiş olması elbette ki bir çatışmanın
fitilini açıklayacaktır.
Bu sendikada Etik ve Güven ortadan kalkmış. Sendika yöneticilerinden beklenen, tüm enerjilerini ve
zamanlarını üyelerin çalışma koşullarını iyileştirmeye harcaması gerekirken, ticaret yapan bir
başkanın, sendikal gücü kendi işine yarayacak şekilde kullanması şüphe oluştururken, üyeler arasında
güven erozyonu oluşması doğaldır. Konu bu aşamada ise üye kaynaklarını kişisel çıkarlarında kullanır
olması, sendika faaliyetlerinin mutlak bir denetime tabi olması artık kaçınılmaz hale gelmiş. Zira ihbar
edilen iddialar gösteriyor ki; bu iki amaç yapısal olarak birbirinden çok farklı birer faaliyettir.
İki taraflı çıkar odaklı suç işleniyor.
İddia odur ki; sendika başkanı mesai dâhilinde üyelerine kendine ait işletmede kahvaltı vererek
mesaiyi aksattığı, hasta faaliyetleri de aksamalara neden olduğu söylenmekte. Siyasetçinin adı tehdit
olarak kullanılıyor. Baskı aracı olarak dillendiriliyor. Kayırmacılık iddiaları. Para karşılığı yapılan
yayınlar.
“…. Sonra da hastane ye gelenleri idareye karşı kışkırtma yapıp yerel gazetelere para ile tehdit, haberi
yaptırıyor. Siyasilerle hastanede bayram gezmesi yapıp idareciyi şikayet ettiğini sağda solda bunlar
gidecek diye Necmettin Erkan beyin adını kullanarak dedi kodu yapıp, “vekille aram iyi” diye Sağlık
Sen’e üye kaydı yapıp, “seni başhemşire, uzman, idareci yapacağım” diye söz vermesi, buna örnek
E.D. döneminde S.OO isimli arkadaşa seni 112 sorumlusu yapacağım diye söz verip değerinden
fazlasına Hyundai Bayon araba satıp, bolu et mangala çağırıp yemek yedirip para kazandı, iş olmadı
S.OO rahmetli intihar etmeden önce Yasin Yücesan’a çok kızıyordu “sahtekar beni kandırdı”… Diye.
Aslında bu tür olayları yazmak istemiyorum. Ama 2 yılı aşkındır bu sendika başkanına yönelik bana
gelen ihbar içeriği iddiaları bende ele alma zarureti doğurdu.
İş o raddeye uzanıyor ki! Belki bu iddiaların farkında bile değil. Ancak o kadar çok iddialar var ki! Bu
yolsuzluk, çıkar odaklı çıkışlar, mobbing ve gönül ilişkileri.
“Yasin Yücesan, köylüsü C.A’yı personel den sorumlu uzman yaptı, görevden alınan C.A’la beraber
kurumu şikâyet etti, personel uzmanı CA kurum da kimin nerede görev yaptığını biliyordu 45,50 kişi
hakkında iftira, yalan haberle insanların soruşturmasına sebep oldu.
Yasin Yücesan’dan memur sen e bağlı diğer sendikaların da rahatsız olduğu iddialar arasında, bolu et
mangal da diğer sendika adına yemek verdiğinin resmi var”…
Bana bu ihbarların yanında gönderilmiş fotoğraflar var. Bu fotoğrafların çekilmiş zaman ve tarihlerini
dijital dünyada tespit etmek çok kolay. Ancak gazetecilik etiği yönünden bu resimleri yayınlamıyorum.
Toplumsal Güven Kırılması oluşmuş. Tavsiyem istifa et. Tarafsız bir denetime fırsat tanı. Bir
sendikanın kirletilmesine daha çok zemin hazırlama. Özetle, Ya ticaret yap ya sendika başkanlığı
yap" sendikal faaliyetlerin kişisel menfaatlere alet etme. Bu konuda üyelerinizde rahatsız. Şeffaflık ve
adanmışlık bunu gerektirir.
Bitti mi? Bitmedi!






