Ne mutsuz Türk'üm diyene!
Türk milletinin çocukları 60 yıldır gençleri birbiri ile kavgalı... Neden, niçin, kimin için?

Ne mutsuz Türk'üm diyene!
Türk milletinin çocukları 60 yıldır gençleri birbiri ile kavgalı...
Neden, niçin, kimin için?
Gel de sen bu kendi kendin ile kavgalı ülkeden ilim, bilim adamı, filozof, hukukçu, tarihçi, teolog bekle.
Hak, hukuk, adalet, demokrasi ara ve uygula.
Enflasyonla mücadele edecek ekonomist, eğitime, üretime katkı sağlayacak öğretmen, vicdanlı din adamı yetiṣtirmedin ki…
50 yıldır cicili, bicili boyalı, dövmeli, elinde en pahalı akıllı telefon süslüman Türk milleti yetiṣtirdiniz.
Hemen bana kızmayın, önce öz eleṣtirimizi yapalım.
Sonra baṣkalarına "demokrasi düṣmanı" diyelim.
Sözüm onlara, Prof. Dr.'lar ülkenin kaymağını yediniz.
Ülkenin sorunlarını çözen gençlik değil sorun yaratan bilgisiz diplomalı nesiller yetiṣtirdiniz.
Suçlu kim?
Sizsiniz.
Üreten işçi köylü çoban değil.
Kronik hasta bir tohumdan yetiṣen doktorlar da ülkeden kaçıyor...
Tekstilciler Çin, Pakistan, Hindistan, Mısır, Özbekistan'dan ürün alıyor.
Size satıyor.
Ayağınızdaki ayakkabınız bile Çin'den ithal geliyor. Ülke'de kullandığınız araç gereç, araba uçak tren tramvay tıbbi cihaz ilaç ve cep telefonu, tüketici eşyaları, içtiğin sigara rakı, bira, ṣarap, tüketim malları.. ve en acısı Türk mutfağının vazgeçilmez yemeği kuru fasulye, kuru soğanı, sarımsak bile ithal ediyorsunuz.
"Suyu sıkılmıṣ limon" gibisiniz ve yarım asır önce yazılan Nazım Hikmet'in, Necip Fazıl'ın ṣiirini okuyorsunuz.
Ṣiir ruhlu değil sadece ve sadece siyasal gösteriṣ sarhoṣusunuz.
Ülkede devrim yapacak gibi alıṣ-veriṣ için boykot çağrısı yapıyorsunuz.
Siz milletin aklıyla alay mı ediyorsunuz?
Orient kafalı Ortadoğulu olmak böyle bir ṣey.
Avrupalı sosyalistler, demokratlar bile sizin siyasi halinize gülüyor.
"Devrimci milli ruh" emperyalist güçlerden destek istemez...
Halkın sorununu, kendi halkının verdiği mücadele ile sokakta değil aklı fikri dik duruṣu ve vizyonlu planlı, projeli, çözüm odaklı yatırım ve üretim programları ile sandıkta kazanır.
Atatürk ve silah arkadaṣları keṣke bu cennet vatanı bize emanet etmeseydiler.
İktidarı ve muhalefeti ile kin nefret ve kavga dilinden baṣka bir icraatınız var mı?
Yok, yok, yok...
Oruç tuttunuz da sevgi barıṣ, kardeṣlik dili ile bayram bile edemediniz.
Topluma örnek olalım diye TBMM de bayramlaṣamadınız.
Devleti, ülkeyi, milleti nasıl sevdiğiniz ortada.
Bu necip millet bunu hak etmiyor.
Ne mutsuz Türk'üm desek daha mantıklı olur.
Hiç olmaz ise kendi kendinize yalan söyleyip aldatmazsınız.
Necati Aydin, 02.04.2025