grandpashabet giriş grandpashabet sinavmerkezi.org bahis siteleri

HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK…

Berkay’ı tutukladılar. Biz büyüklerin yüklenemediği sorumlulukları gençler yüklendi. Politika bir ağlama duvarı değildir. Bunun içindir ki; kuşku ve pişmanlık için zaman yok… Bu millet acı çekiyor.

Gündem Yayın: 28 Mart 2025 - Cuma - Güncelleme: 28.03.2025 00:30:00
Editör -
Okuma Süresi: 8 dk.
Google News

HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK…
Berkay’ı tutukladılar. Biz büyüklerin yüklenemediği sorumlulukları gençler yüklendi.  Politika bir ağlama duvarı değildir. Bunun içindir ki; kuşku ve pişmanlık için zaman yok… Bu millet acı çekiyor. Sadece saray ve şürekâsı farkında değilsiniz… Pişkinlik ve utanmazlık var ama. Nedense suratları hiç kızarmıyor!
Milletin oylarıyla seçilmiş bu ülkenin meclisinde hiçbir şey yapamayan, boş, boş oturan, aylık 200 bin liranın üzerinde maaşları ceplerine indiren, partilerine hazine yardımları alıp iktidarın keyfiyetine sırtını dönmüş, lafazan, keyfince saltanat süren ve iktidara cesaret veren, pısırık, korkak bir muhalefet vardı. Halkın başkaldırısına kayıtsız kalamadı. Meydanlara çıkmayı başardılar. Ve muhalefet nihayet ayağa kalktı.
Kendi topraklarımızda ‘Türk’ olmanın bedeli çok ağır! Eskimiş akıllar, eskimeyen tehlikeler… Bir tarafta Amerika ve İsrail Oligarşisi, diğer tarafta Din kardeşliği Oligarşisi! Eskiyen akıllar, eskimeyen tehlikeler.
Bunlar var ya! Bunlar… Öz kardeşlerini öldürten, üç paraya Kıbrıs’ı, Kudüs’ü satan, ülkeyi Sevr ile işgal ettiren İngiliz muhribiyle kaçan kimliği bozuk adamlardan kahraman yaratanlar. 21 yüzyılda 18 adayı Yunana teslim edip, ülkeyi ‘Ortadoğu çöplüğüne’ çevirip,  tepesinde taşıdıklarıyla sessiz istilaya zemin hazırlayana, kapalı kapılar ardında ülkeyi satanlara, kendisine sürtük, çapulcu vb. hakaret sıfatlarını yapıştırana hayranlık duyanlarda millet kavramı yoktur. 
Yanı başında ‘tek adamı’ yargılayarak göndermeyi düşünmüyor, düzenin çatlaklarını sıvamak yerine yıkıp yenilemek, parlamenter rejime ve hukuk devletine dönmek için mücadele etmiyorsan senin de proje kuruluşlarından hiçbir farkın yoktur. Halk ayakta sıra CHP’nin projelerinde, uygulayacağı stratejik kalkınma hedeflerinde.
Tek adam yönetimi örneği Adolf Hitler’in propaganda bakanı Joseph Geobbels ‘basını hükümetin kullanabildiği dev bir klavye olarak düşünün… İstediğinizi, dilediğinizi yazar ve kanun diye uygulayabilirsiniz’. Savaş bitmiştir. Kaybeden Alman halkıdır. Bernard Adenaur; Yanmış yıkılmış bir Almanya için şu notu düşer. ‘Umarım bir daha İsa gelse tüm yetkiyi bir insana verecek kadar aptal olmayız’… Bugün Türkiye’de kaybeden Türk halkıdır.
Tarihte yaşanmış o kadar çok örnek var ki! Hepsi bizim bugünkü halimize benziyor.
Caligula (Büyük İskender)… Caligula, dört yıl boyunca Roma’da doyumsuzluğu, kaprisliği, sıra dışılığı akıl almaz bir biçimde hazineyi boşalttı. Konuşmaları fitursuzdu. Halkı hakaret ve küfürlerle aşağılıyordu. Kendini uyaran, senatoyu devre dışı bırakarak küçük düşürdü. Küçük düşürmekle kalmadı ılga edip kendisini Tanrı ilan etti.  Dünyanın neredeyse yarısına hâkim. Kendisini ‘Tanrı’ ilan etmişti. Çıkarttığı yasalara inanılmaz yetkilerle donatılmıştı. Kimseye hesap vermiyordu.  İktidarı boyunca oldukça savurgan, uçarı işlere bol bol para harcamaktan çekinmeyen, sınırı aşan harcamalarını karşılayacak parayı elde etmek için her türlü hile ve kurnazlığa başvurmaktan da çekinmiyordu… Halka yüksek vergiler koymakla kalmıyor. Halkın malına, mülküne ve miraslarına da el koyuyor, kendi mülkü ilan ediyordu. Halk yoksullaşırken, kendisi inanılmaz servete sahip oluyordu.
Yanında olan zenginler kendisin alkışlarken, halka karşı daha acımasız oluyordu. Kendisine karşı çıkanlar, kendilerini mahkemede buluyor, zindanlarda ölüyorlardı. Eleştiride biraz ileri gidenler, muhalif olanlar zindanlara tıkılıyor ya da kellesini giyotine uzatıyordu. Artık kimsenin can ve mal varlığı güvende değildi. Birçok insan Caligula’nın kaprislerinin sıradaki kurbanı olma korkusuyla yaşamaya başlamıştı.  Caligula kendisinin artık bir tanrı olduğuna inanıyor ve sık sık ‘Unutma, herkese her şeyi yapma hakkım var. Çünkü ben tanrıyım’! Diyordu. 
Bu ülkede Demokrasi adıyla bir tiyatro oynanıyor… 90’lı yıllarda; “Devlet, Siyaset, Tarikat”. 2binli yıllarda AKP Oligarşisi. Kısaca İslam’i Diktatörlük.
Ülke üzerinden kumar oynuyorlar. Halk zarların hileli olduğunu biliyor. Kazanan hep onlar. Kaybeden halk, bu talan düzeninde yoksulluğun ve hastalığın içine sürükleniyor. Onurla dünyaya gelmiş olan toplumlar, onursuzca ölmemeli.
Başka bir Dünya’dan gelmiş gibiler. Burada yaşayıp kendilerine başka dünyalar kurdular. Onlar ne istediklerini çok iyi biliyorlar. Kumpaslarla sınır tanımıyorlar. Adalet isteyen, Demokrasi isteyen gençlerin kolları ayakları kırılıyor. Öldüresiye dövüyorlar. Sınırlarda görev yapamayanlar saraya bekçilik yapıyorlar. Bu gençler ülkenin geleceğini kapatanlara karşı durdukları için bunca işkence ve zulme maruz kalıyorlar. 
İşbirliği sınır tanımıyor… Eli kanlı terör örgütüyle işbirliği yapıyor. Ülkenin ciğerini söküp bunlara saltanatın kapılarını açan İslami terör örgütüyle işbirliklerini mahkeme koridorlarında gizli tanık, duyum palavrasıyla sürdürüyorlar.
Birtakım kara düşüncelerin maşası olmak. Bir başka ülkeye uyarlanmış rejimleri, çıkar ve para karşılığı bu ülkede savunuculuk ve propagandasını yapmak. Yaşadığı düzene küfretmektir. Maşalık ülke bekasına yönelikse şerefsizliktir. Birazcık tarih bilgisi olanlar. Kurtuluş savaşı kronolojisini. Silahları toplanmış terhis edilmiş Osmanlı ordusunu. Halk ayaklanmasını. Yunanlıların yayılma ve Anadolu’yu istila etme girişimlerini bilmesi gerekir. 
Bir tarafta yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla savaşacağını söyleyerek 2002 sonunda iktidara gelen. Emekçi halkı daha yoksul yapan.  Ülkeyi yolsuzluklara boğan, baskı ve yasaklarla yöneten. Ulusal ve uluslararası sermayenin sözünden çıkmayan. Halkı gericiliğin karanlığına mahkûm edip dinselliğin aldatıcı ışığıyla kul olarak yaşatmaya kalkışan. Parlamenter tarihselliği “tek adam” rejimiyle yırtıp atan, ilerlemeci, aydınlanmacı, laik cumhuriyeti yok eden. Anayasa ve hukuku istediği gibi kullanan ya da kullanmayan, meşruiyet sorunlu, ‘sıfırlama’ meşruiyeti olmayan cumhurbaşkanlığı adaylığını dayatan, afetin altında kalıp buradan fırsat yaratmaya kalkışan AKP, Cumhur İttifakı rakibini hırpalama, muhalefeti tehdit ediyor. Zor dostum zor. Arkasında kemiksiz 30 milyon var. Fırsat içinde Anayasa yapma işini ağırlık ver. Seçimleri iptal et olsun bitsin. Dünya kaç bucak? İşte onu tahmin edemezsin!
Genel seçimler sonrası bir yazıdan bir paragrafı paylaşmak istedim.
‘Bir gün gelecek nasıl İran, nasıl Afganistan nasıl Pakistan’a dönüştük diye düşüneceksiniz. Bu ülkede 70 yıldır yaşanan erozyonun, 22 yıldır çöküşün tek bir faili vardır. İktidara fırsatlar yaratan CHP! Aksini söylemek ikiyüzlülüktür! Bugün Demokrasi kavramı ile ayağa kalkan halkın iradesini nasıl yönetecekler’? Bu toplum bugün geleceğin karanlık rutubet kokan ortaçağ karanlığını gördüğü için ayağa kalktı.
Okuyucularımın ve aziz milletimin, Gençlerin Ramazan Bayramını kutlar, Nice sağlıklı, özgür, bağımsız, evrensel hukukun kurulduğu bir hukuk devleti içinde bayramlar yaşanması dileklerimi sunarım. Her şey Çok Güzel Olacak… Berkay…

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.