BİLİM İNSANLARI KIRŞEHİR’İN DEPREM HAFIZASINI YENİDEN OLUŞTURDU

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde hazırlanan araştırmada, Kırşehir ve çevresinin eski deprem kayıtları yeniden değerlendirildi; 1938 Kaman Depremi’nin bölgesel gerilme etkileri incelendi.

Yaşam Yayın: 20 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 20.09.2026 13:17:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Nazlı Ceyla Anadolu Kılıç tarafından hazırlanan çalışma, Türk Deprem Araştırma Dergisi’nin 31 Ağustos 2026 tarihli sayısında yayımlandı. Araştırmada Kırşehir ve çevresine ait eski ve yeni deprem kayıtları farklı kaynaklardan karşılaştırıldı; eksik, birbiriyle uyuşmayan veya sınırlı bilgi içeren kayıtlar yeniden değerlendirildi.

Eski kayıtlar neden bu kadar önemli?

Bugün bir bölgenin deprem tehlikesi değerlendirilirken yalnızca son yıllardaki depremlere bakılmıyor. Geçmişte hangi bölgelerde, hangi büyüklüklerde ve ne sıklıkla depremler meydana geldiğinin bilinmesi gerekiyor. Ancak özellikle sismik ölçüm ağlarının bugünkü kadar gelişmiş olmadığı 1900’lü yılların ilk yarısına ait kayıtlarda ciddi boşluklar bulunabiliyor.

Çalışmada da Kırşehir ve çevresinde meydana gelen bazı depremlerin mevcut kataloglarda hiç bulunmadığı, bazılarının ise büyüklük, konum veya şiddet bilgilerinin eksik olduğu tespit edildi. Araştırmaya göre 1903 Yozgat, 1908 Ankara, 1917 Yozgat, 1920 Konya, 1924 Kırşehir, 1926 Nevşehir ve 1934 Ankara depremleri gibi büyüklüğü bilinen bazı sarsıntılar dahi kullanılan kimi kataloglarda yer almıyor.

faylar-114853
 

İşte çalışmanın bilimsel açıdan asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Eksik bir deprem geçmişi üzerinden yapılan hesaplamalar, bölgenin sismik davranışının anlaşılmasını da zorlaştırıyor. Araştırmacı farklı kaynakları bir araya getirerek Kırşehir ve çevresi için daha kapsamlı ve güvenilir bir veri seti oluşturmayı amaçlıyor.

1938 Kaman depremi önemli bir dönüm noktası

Araştırmanın merkezinde, Kırşehir’in yakın tarihindeki en önemli depremlerden biri olan 19 Nisan 1938 Kaman depremi bulunuyor. Çalışmada bu deprem Mw 6,4 büyüklüğünde ve yaklaşık 10 kilometre derinlikte gerçekleşmiş bir sismik olay olarak ele alındı.

Tarihsel kayıtlar, depremde en ağır etkinin Akpınar-Köşker çevresinde yaşandığını ve ana sarsıntının ardından günlerce, hatta haftalarca artçı depremler meydana geldiğini gösteriyor. Araştırmada, 1938 depreminden sonra Kırşehir ve çevresindeki yer kabuğunda oluşan gerilme değişimleri de modellendi.

Bu modellemeyi basitçe şöyle açıklamak mümkün: Büyük bir deprem meydana geldiğinde fayın çevresindeki yer kabuğunda kuvvetlerin dağılımı değişiyor. Bilim insanları “Coulomb gerilme değişimi” adı verilen yöntemle, bu değişimin çevredeki fayları nasıl etkileyebileceğini hesaplamaya çalışıyor.

Araştırma sonucunda Kırşehir ve çevresinde doğrultu atımlı faylanmanın baskın olduğu, gerilme değişimlerinin ise çoğunlukla sınırlı ve yerel alanlarda geliştiği belirlendi. İncelenen olaylar arasında belirgin bir deprem tetikleme ilişkisi ortaya konulamazken, en dikkat çekici bölgesel değişimin 1938 Kaman depreminden sonra oluştuğu tespit edildi.

gerilme-114911
 

Çalışmanın Kırşehir’e ve deprem araştırmalarına katkısı ne olacak?

Araştırmanın en değerli yönlerinden biri, gelecekte Kırşehir üzerine yapılacak çalışmalar için daha sağlam bir başlangıç noktası oluşturması. Bir bölgede deprem tehlikesi, yapı güvenliği veya olası deprem senaryoları araştırılırken kullanılan geçmiş deprem verilerinin doğruluğu büyük önem taşıyor.

Bu nedenle çalışma, “Kırşehir’de şu tarihte deprem olacak” gibi bir sonuç ortaya koymuyor. Aksine, bilim insanlarının ileride yapacağı analizlerde daha doğru geçmiş kayıtlarına dayanabilmesini sağlamaya çalışıyor.

Araştırmada oluşturulan güncellenmiş katalog ve gerilme modellemelerinin, Kırşehir ve çevresinin depremselliğinin daha iyi anlaşılmasına; sismik tehlike çalışmalarının geliştirilmesine ve gelecekte hazırlanacak olası deprem senaryolarının daha güvenilir verilere dayanmasına katkı sunabileceği belirtiliyor.

Bu yönüyle çalışma, tek başına bir “deprem alarmı” vermekten çok, Kırşehir’in yaklaşık bir asırlık deprem hafızasındaki boşlukları doldurmaya çalışan ve bundan sonraki araştırmaların veri kalitesini yükselten bir bilimsel altyapı çalışması niteliği taşıyor.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.