ASLINDA YAĞMUR DEĞİL, İHMAL YAĞIYOR!
Her yağmurda aynı manzara, aynı mağduriyet, aynı açıklamalar... Milyonlar harcanıyor ama Kırşehir bir sağanakta teslim oluyorsa ortada afet değil, yılların biriktirdiği ihmal, plansızlık ve sorumsuzluk vardır.

Yine yağmur yağdı, yine yollar göle döndü, yine esnafın malı zarar gördü, yine vatandaş mağdur oldu. Ardından da her zamanki gibi birkaç açıklama, birkaç fotoğraf ve klasik "geçmiş olsun" mesajları...
Peki soruyorum; bu şehir kaderine terk edilmiş bir şehir mi? Her yağmurda aynı manzaraları yaşamak zorunda mıyız?
Bir şehrin altyapısı yoksa istediğiniz kadar üstyapı yatırımı yapın. İstediğiniz kadar park yapın, kaldırım yapın, süs havuzu yapın, ışıklandırma yapın. Bir gün gelen sel, yapılanların ne kadar sağlam olduğunu ortaya çıkarır. Çünkü şehircilik gösterişle değil, altyapıyla ölçülür.
Yıllardır bu şehirde kazılmadık sokak, yapılmadık altyapı çalışması kalmadı. Milyonlarca lira harcandı. Vatandaş aylarca tozun, çamurun içinde yaşadı. Şimdi soruyoruz: Sonuç nerede? Eğer her yağmurda aynı felaketi yaşıyorsak, harcanan paraların hesabını kim verecek?
Kent park yapmakla övünenler, keşke aynı hassasiyeti altyapı konusunda da gösterseydi. Binaların altları dükkânlarla doldurulurken, otopark ihtiyacını kim düşündü? Bugün yaşanan trafik keşmekeşinin sorumluluğunu kim üstlenecek?
Asıl acı olan ise şu: Kararları verenler bir süre sonra çantalarını alıp gidiyorlar. Ancak bıraktıkları sorunlarla yıllarca bu şehirde yaşayan insanlar mücadele etmek zorunda kalıyor. Makamlar değişiyor, isimler değişiyor ama faturayı hep vatandaş ödüyor.
Hollanda deniz seviyesinin altında yaşıyor ama insanları sel korkusuyla yaşamıyor. Biz deniz seviyesinin üstünde yaşamamıza rağmen her yağmurda tedirgin oluyoruz. Bunun adı doğal afet değil; ihmalin, plansızlığın ve vizyonsuzluğun sonucudur.
Bugün insanların çaresizliğini gördük. Esnafın zararını gördük. "Eyvah" diyerek dükkânını kurtarmaya çalışan vatandaşları gördük. Bu manzara karşısında vicdanı sızlamayan varsa, zaten bu şehrin sorunlarını da anlayamaz.
Artık kimse "geçmiş olsun" sözleriyle avutulmak istemiyor. Vatandaş mazeret değil, çözüm istiyor. Açıklama değil, hesap verilebilirlik istiyor. Reklam değil, hizmet istiyor.
Çünkü Kırşehir deneme tahtası değildir. Bu şehrin kaynakları da, insanları da, geleceği de günübirlik anlayışlara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
Ve unutulmasın; yağmur yağdığında ortaya çıkan sadece su değil, yılların ihmali ve yanlış tercihleri de gün yüzüne çıkmaktadır. Bugün yaşananlar doğanın değil, yönetenlerin sınavıdır. Bu sınavın sonucunu ise en iyi Kırşehir halkı görmektedir.EE hadi geçmiş olsun o zaman. Ne diyelim söz vatandaşda...






