AMERİKAN USULU DEMOKRASİ…

Barış ve Demokrasi yalanları, bir ülkenin zengin petrol ve mineral yataklarına çökülmesinin karşılığı milyonların kimyasal ve toplu imha silahlarıyla katledilmesinin gerekçesidir.

Gündem Yayın: 24 Mart 2026 - Salı - Güncelleme: 24.03.2026 20:46:00
Editör -
Okuma Süresi: 6 dk.
Google News

AMERİKAN USULU DEMOKRASİ…
Barış ve Demokrasi yalanları, bir ülkenin zengin petrol ve mineral yataklarına çökülmesinin karşılığı milyonların kimyasal ve toplu imha silahlarıyla katledilmesinin gerekçesidir.
Dünya; manyakların, katillerin, sapıkların başrol üstlendiği bir süreçten geçiyor. Amerika Ortadoğu’dan elini çekmiyor. İsrail vaat edilmiş topraklar namussuzluğu içinde Ortadoğu’yu kan gölüne çeviriyor. 1 milyar 500 milyon Arap Müslüman bu ahlaksızlığın parçası olmayı sürdürüyor. NATO ülkeleri Amerika’ya bu kararı tek başına alamazsın diyemediği gibi, bu hareketi meşru kılabiliyorlar. 
Sınırlarımızda dolaşan şeytanın uşakları Afganistan ve Irak’la başlayıp, Suriye ile sürdürülüp İran’a geçti. Amerika İsrail aleyhinde tek bir cümle kuran devlet yok. Korku böyle bir şey. Kim ki Amerika’ya uşaklık yapıyorsa tek bir ortak yanları var. Amerika İmparatorluğuna bağlılık yemini etmiş, meşruiyetlerini Amerika’nın verdiği kâğıttan liderlerin hırsızlığındaki korkulardır.
Irak işgal edildi. Sebep kitle imha silahları. Saddam idam edildi. Beş yüz bin kadına tecavüz edildi. Bir buçuk milyon insan öldürüldü. Petrol bölgesi özerk bölge ilan edildi. Amerika üst kurdu. Kitle imha silahları bulunamadı.
Libya’da önce iç kargaşa çıkartıldı. NATO’ya çağrı yapıldı. Sebep İnsan hakları ihlali. Kaddafi Sokakta canice öldürüldü. Libya üçe bölündü.
Lübnan ve Filistin’i kendilerinin yapılandırdığı teröristlerle ele geçirmeleri sağlandı. Sonra! Terörle mücadele kavramı içinde bu ülkelere saldırı yapmaya ülkeye çökme savaşları icat ederek İsrail’e toprak kazandırma planı diğer adıyla BOP’u aktif hale getirdiler.
Suriye’de etnik savaş çıkartıldı. Esad Rusya’ya kaçtı. Terörist Suriye Cumhurbaşkanı olarak ilan edildi. 
Afganistan’a çöktüler, alacaklarını aldıktan sonra ülkeyi Taliban’a bırakıp gittiler. Ukrayna’ya destek vereceğim dedi. “Kıymetli elementlerin yüzde ellisi benim”… Dedi. 
Sömürdüğü ülkelerin tamamı İslam ülkesi. Katar ile başlayıp BEA olarak sürdürmek mümkün. Suudlarla işbirliği yapıp Yemen’i ortadan kaldırmak için çalışıyor. 
Amerika Dünya’yı karşısına alma pahasına dünyaya ayar veriyor. Ağırlıklı olarak Asya’da faaliyet gösteriyor. Zira Asya’da ağırlıklı İslam ülkeleri ve Amerika’nın tasmalarını elinden tuttuğu zincirlerle bağlı liderleri var.
İran, Amerika ve İsrail kapışmasında ağırlıklı İslam ülkeleri İran’ı suçladı. B u suçlamaya Türkiye dâhil. Enteresan olan ise bu imzanın içinde Lübnan’da var. İsrail bir zamanların Paris’i denilen Beyrut’u yerle bir etti. Ağzına s… Bu deklarasyonda bu ülkenin de imzası var.  Açıkça şu var ki; siz ülkenizde farklı bir ülkeye düşmanca tavırlar içinde olan ülkenin üslerini barındırıyorsanız. Hedef olmanız zaten kaçınılmazdır. Neden bu ahlaksızlığa taraf oluyorsunuz.
Askerle gelen barış; savaşla biter…
Demokrasinin mayası insan, Doğası bağımsız ve bağlantısız yaşam. Ve Meşruiyeti halk değil, tasmaların ucundaki zinciri tutan el veriyorsa, demokrasi yoktur. Otokrasi vardır.
Demokrasi Bir Kültürdür. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir; hukukun üstünlüğü, güçler dengesi, ifade özgürlüğü, azınlık hakları, denetimler ve hesap verebilirlik gibi kurumları ve kültürel altyapıyı gerektirir. Bu yapı dışarıdan silah gücüyle ithal edilemez, içselleştirilmesi gerekir.
Başka bir ülkeden gelecek savaşla gelen barış, askerle gider.
Ölmüş bir asker için kazanılmış bir zaferin anlamı yoktur. Zafer, hayatta kalanlar, devletler veya milletler için bir gurur, güvenlik veya toprak kazanımı olabilir. Ancak bu zaferin bedeli, ölen askerler için çok ağırdır.  Zafer, ancak hayattaysanız ve sonuçlarını görebiliyorsanız kişisel bir anlam taşır. Birileri için ölmek, ölene değil, emir verene şan ve şeref yüklüyorsa yere batsın öyle zafer.
Savaşları siviller çıkartır. Askerler ölür. Hiçbir savaş meşru değildir. Çığlıklar kadın ve çocuklardan geliyorsa, en büyük acıyı da kadın ve çocuklar yaşamaktadır. Ölülerin çoğu kadın ve çocuklarsa, mutlaka bu vahşeti saraylardan izleyen insanlığın katilleri vardır.
Kendi ülkesinde demokrasi olmayanların, başka bir ülkeye silahla demokrasi getirmesi mümkün değildir. Uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi ve tarihsel analizlerde sıkça tartışılan, büyük ölçüde doğruluk payı yüksek bir argüman olarak kabul edilmektedir. “Silahlı güç Meşruiyetin Kaynağı” olamaz. Başka bir ülkeye silahla giren bir güç, ne kadar demokratik niyetler taşıdığını iddia etse de, yerel halk nezdinde "işgalci" olarak algılanır. Halkın kendi iradesiyle seçmediği bir yönetim, meşruiyet sorunu yaşar ve genellikle kalıcı olmaz. 
2003 Irak Savaşı "demokrasi getirme" vaadiyle başlamış ancak ülkede uzun süreli bir istikrarsızlığa, mezhep çatışmalarına ve kurumsal yıkıma neden olmuştur. Afganistan müdahalesi ise 20 yıl sonra Taliban'ın geri dönmesiyle sonuçlanmıştır. Akademik çalışmalar, dış müdahale ile kurulan demokrasilerin büyük bir kısmının (%60'tan fazlası) 10 yıl içinde başarısız olduğunu veya istikrarsız yarı-demokrasilere dönüştüğünü göstermektedir. 
Müdahaleci gücün kendi ülkesinde temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan, şeffaf olmayan veya hukukun üstünlüğünü uygulamayan bir aktörün, başka bir yerde adil ve katılımcı bir sistem kurması (kendi ideolojik çıkarlarıyla örtüşmediği sürece) inandırıcı bulunmaz. Özellikle yoksul bırakılmış halk, dışa bağımlılık, liderlerin tutarsızlığı ve diktatör yapının giderek güçlenmesi tüm otoriterlerin siyasi argümana dönüşmesi halkın felaketini hazırlayan en büyük göstergedir. 
Ah! Birde şu ahır uşakları adamdan sayılmıyor mu? Birde bu ahır uşaklarını kutsal ilan eden çıkar odaklıların haricinde kalan sürü var.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.