Haber Detayı
30 Aralık 2020 - Çarşamba 23:09
 
Duydukça; dinledikçe. Okudukça. Sustukça kusasım geliyor”.
GÜNDEM Haberi
Duydukça; dinledikçe. Okudukça. Sustukça kusasım geliyor”.

ESKİ YIL İÇİN; BİR İKİ CÜMLE YAZMAK ADETTENDİR…

Neyi özetleyim… 100 yıldır makûs talihini yenememiş bu milletin, bu ülkenin neresinden başlamak gerekir ki?

İç Politikalarımı? Yoksa esememizin okunmadığı dış politikalardan mı söz edelim. İktidarımı, muhalefetimi! Veya Yerelde Kırşehir’in iktidar veya muhalefetini mi yazayım. Savaşsız kaybettiğimiz ülke topraklarını mı. İçimize giren sayıları 5 milyona dayanmış mültecileri mi? Yoksa Türkiye Cumhuriyetini kurumlarını yöneten yöneticilerimi? Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bende yazmak isterim bu ülkede olan çok güzel olayları. Çünkü onların güzel dedikleri hiçbir olay ve gelişmeler beni veya benim gibi düşünen insanları etkilemiyor ki!

Bir yıldır sevgiyi, kucaklaşmayı, sohbeti unuttuk. Yalanlarla yönetilen bir ülkede Pandemi’yi (Covit19) kontrol edemediler. Bu ülkede, bu hastalıktan toprağa düşen insan sayısı gayri resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde. Ölenler sadece sıradan kişiler değil ki, kıymetler bir, bir göçüp gittiler. Salgını fırsata çevirenler. Hıfzısıhha enstitüsünü kapatıp, elin Çinlisinin ürettiği aşıya el avuç açar hale gelmeyi yazsam. Çaresizliğin tavan yaptığı yerin bir tarafında öbeklenmiş ahlaksız din tacirleri, diğer yanda gâvur dölleri. 2020 yılında da tepemizden hiç inmediler. Bu ülkede siyasetin ivedilikle içine sokulması gereken bir “ahlak” eksikliği sorunu var. Desem! Beni nasıl anlarsınız?

Bu milletin açlıkla sınavı yine 10 üzerinden sıfır aldı. Açlık içinde yaşayanlar ülke nüfusunun yüzde 47’sine ulaştı. Ne acıdır ki bu kararları açlık içinde yaşayanlar değil. Açların sırtından beslenenler aldı. Borçlar, icralar neredeyse nüfusun yüzde 90’na ulaştı.  

Türkiye Cumhuriyeti kurulmasıyla birlikte yaşayamadığımız bu Cumhuriyet bugüne kadar yüz adet yeni yıl karşılamış. Karşıladığı kadarda eskitmiş. Geldiğimiz final ayan beyan ortada. Hadi başlayayım desem nereden başlayacağım, şaşırıyorum.

Aklıma neler mi takılıyor?

Yalancı, vicdansız, kıskanç, cahil, cimri. Sürekli geçmişe dair boş hikâye ve yalan şeyler anlatanlar. İftira etmeyi marifet zannedenler. Hırsızlar. Vurguncular, talancılar, din baronları. Ülkemi özel mülkü gibi kullanan arsızlar. Hatta egosu yüksek ve her şeye olumsuz bakan kimliksiz insanların tepemde yuvalanmaları geliyor.

Siyasallaşmış hukuk. Partileşmiş devlet. Korkunun özgürlük olduğu bir ülkede nasıl bir cümle kurmak gerekir. Olumsuzluklara ağzım dolu, dolu küfredemiyorsam. Sokakta, parkta; hatta evde korkunun takibine takılmışsa yüreğim. Gerçek sadece bu ülkede kelepçelenmiş bilekler ise. Gerçeği yazmanın bana zararı olurken, size nasıl bir faydası olabilir ki! Çünkü sizler çoğulsunuz…

Ve sizler. Ve bu ülke; cehaleti tepesine taşımışsa eğer! Şimdi bunlardan uzak durun demenin nasıl bir faydası olacaktır ki… Çalıyorlar. Yiyorlar. Taşıyorlar. Üç diplomalı genç iş bulamaz iken, cahil üç yerden maaş alıyorsa kabahatin çoğu benim mi? Dışarıdan atanmış bakan devletin malına çörekleniyor, kamu malının üzerine oturuyorsa. Bu vurgunu alkışlayan cehalete bakmak gerekir. Bu ülkede devletten çaldığını, devlete satacak kadar aşağılık kimlikler el üstündeyse. Kimi sorgulayacaksınız? Bu kentin içinde 50 bin liraya hiç edilmiş bir arsaya çok değil 10 yıl sonra 10 milyon lira değer biçiliyor. İhaleler şeffaf değilse. Ense-ye tokat, kıça parmak saygınlık olmuşsa. Bu dostluğun sen neresindesin ona bakacaksın.

Bir bilene sorsam!!!

İlhan Selçuk diyor ki; “İşin en kötü yanı, yüce Allah, Hazreti Peygamber ve Kuran-ı Kerim adına konuşan mürteci sürüsünün devlet düzeninde iktidarı ele geçirdikten sonra azmasıdır… Siyasal cehalet ise gericiliğe davettir. Siyasetin cehaleti, cehaletin ise din sömürüsü üzerinden toplumsallaştırması ile sermayenin güdümünde hortlamış olması bir tesadüf değildir...  

İlhan Selçuk’a bir daha sorsak!!!

Ne çok haini varmış bu ülkenin! Hem de kendi elleriyle toprağında büyütüp, suyunu verip ekmeğiyle beslediği! Yüksek mevkilere getirip kendi elleriyle yerleştirdiği… Ne çok haini varmış’…

Ya! Neyzen Tevfik!

Bu ülkede ekmek herkese yetecek aslında…

Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami…

Geldikleri gibi gitmediler. Kimi itini, kimi bitini, kimide piçini bıraktı.

Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil… 

Gerçekleri görmeyenlerde iki şey eksiktir. Ya doğuştan kör ve sağırdır. Ya da mideden bağlıdır. Ben Milliyetçilikten başlasam! Aklıma ilk gelen Yunanlının Ege’de üzerine çöreklendiği 18 ada ve yüzlerce kayalıklar… Katar’a verilen Tank Palet fabrikası. Katar Emir’inin kendi ülkesinin 2 misli kapattığı benim ülkemdeki vatan toprağı. Peşkeş çekilen milletin onlarca malı fabrika ve işletmeler. Limanlar. Borsa. Hatta Türk Telekom. Kapatılan Hıfzısıhha Enstitüsü. Araç Muayene istasyonları. Aklınıza milliyetçilik denilince sadece şehitler geliyorsa şu sözü hiç unutmayın. Savaşı siviller çıkartır askerler ölür. Savaşta ölmüş bir asker için kazanılmış bir zaferin hiçbir anlamı yoktur. O zafer geride kalanlara bir şeyler bırakabilmiş ise anlamlıdır. Kurtuluş savaşı hiç aklınıza geliyor mu? Tüm bu olumsuzlukların neresinde “Milliyetçilik” kavramı kalmıştır?

Bu ülkenin dişinden tırnağından artırıp kurduğu fabrikalar satılırken, birilerine peşkeş çekilirken, Çiftçi ezilirken, Ormanlar talan edilip yok edilirken, ülkenin toprakları yabancılara satılırken, bizler 201 tür vergi, ceza ve harçlar altında ezilirken. Neden milliyetçiliğimiz kabarmıyor

Boğazda bir yalıda elinde viski bardağı, yanında Rus fahişe ile geceleyen sözde entelektüeller. Ertesi gün gazetelere ya manşet oluyorlar. Ya da manşetler döşüyorlar.

Bir başka bilene sorsam!!!

İlhan Arsel diyor ki; 'Yeryüzünde bir başka toplum gösterilemez ki, biz Türkler kadar öz benliğini yitirip mensup bulunduğu din içerisinde erimiş olsun. Bir başka Müslüman toplum yoktur ki; biz Türkler kadar ulusal gelenek ve niteliklerini, dilini, tarihini ve her şeyini İslamiyet adına unutsun ve kendinden olmayan bir kılığa bürünsün. Ve üstelik bununla da kalmayıp, dini uygulayacağım diye kendi öz ceddinin ruhuna tükürsün'...

Duydukça; dinledikçe. Okudukça. Sustukça kusasım geliyor”. 

Benim değerlerime hiç çekinmeden küfredip hakaret edebiliyorlar. Gerçek tarihi silip yeniden tarih yazmak istiyorlar. Benim kimliğimle birlikte aldığım ‘Türkçe’ ana dilimi yok sayıyorlar. Türk dili için; bu dili “Tanrı Tanımaz”… Diyorlar. Arapçayı dayatıyorlar. Arapçayı bu millete inanç diye dayatan, Diyanet başkanı Türkçe hariç (23) ayrı dilde Kuran-ı Kerim kitabı bastırıp o ülkelere gönderiyor. Bu milletin parasıyla 119 ülkede camii yaptırıp bu ülkenin milyarlarca dolar refah payını hiç acımadan harcamakta asla bir beyiz görmüyor. Bu millete; yoksulluğu, ‘bu dünyanın bir imtihanı’ diye yutturmaya çalışıyor.

Yoksullukla şekillenmiş bir sabır döngüsünü ‘Cennete’ bağlayan anlayış. Yiyecek ekmeği yok iken, ağzında tek dişi kalmamış bir bunağın cennet hayalini, kırk huri süslüyor ve bununla yatıp kalkıyorsa, buna uyumlu diyanet başkanlığı olacaktır.

Ömer Hayyam, bunlara;

‘Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun

Cennet-i alâ meyhanemidir?

Her mümine iki huri diyorsun

Cennet-i alâ kerhanemidir’? Diyor…

Kim ahlaklı?

Müslüman; 5 ayrı yerden  (milletin refah payı) maaş alabilir. Sahte diplomayla makam ve mevki sahibi olabilir. 100 Kg esrarla yakalanabilir. Rüşvet alabilir. Taciz ve istismar yapabilir. Yalan söyler, iftira atabilir. 9 yaşında bir çocukla evlenebilir. Yetim hakkı yer. Kul hakkına çöreklenir… bu konuda hiçbir sıkıntı yok. Ancak; İçki içmez. Yılbaşı kutlamaz. Kuran-ı Kerim’i “Türkçe” okuyamaz. Hindi kesemez. Ayçöreği yiyemez.  Diyen kara donlu din bezirgânı, bizim örf ve adetlerimizde Yılbaşı kutlaması yok diyor, ‘Senin yok. Benim var. Sana ne lan’! Diyemiyorsanız çağdaş değilsiniz. Laik değilsiniz. Özgürlüğün tadını alamazsınız.

Neyzen diyor ki;

‘Rakı şarap içiyorsam sana ne?

Yoksa sana bir zararım, içerim…

İkimizde gelsek kıldan köprüye

Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim’.

Diyen çokta; Yıllar öncesi Ziya Paşa demişki. (1829-1880)

‘’Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm… (Kâfirler -Batı- diyarını gezdim, gelişmiş yerleşim yerleri gördüm)

Dolaştım mülk-i İslam’ı bütün viraneler gördüm’’(İslam topraklarını dolaştığımda da sadece viraneler gördüm.)

Allah'tan korkmuyorlar. Şeyh’ten, Şıh’tan ödleri patlıyor. Yanlarına yerlerde sürünerek yaklaşıyorlar. El etek öpüyor boklu donunu kokluyor ağzını sildiği peçeteyi yiyorlar. Dizinin dibine çörekleniyorlar… Bunlara devlet yönetmesi için kadrolar açıyorlar.

Böyle bir yaşam İslam’ın doğduğu Suudi Arabistan’da yok. Diğer Arap ülkelerinde yok. Neden sadece bizde. 15 asırdır cehaletin bu topraklara hükmetmesinden olabilir mi?

Bir elinde kuran, dilinde yalan midesinde haram olanlar ve günlük politikaların arkasına takılmış bizler…

1971 yılında devlet olmuş Katar’ın, 1920 yılında kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinin kaynaklarını satın alıyor ve bu pazarlamayı yapanları, ortada dönen komisyonları düşünmüyorsanız, size diyecek bir cümle yok.

Suudi krallığı gözünü diktiği İstanbul Sevda tepesi için mahduma göndermiş olduğu 1 milyar 999 milyon doların sorgulamıyorsanız. İtalya’ya inen ve içi tıka basa Amerikan doları dolu uçaklar için Türkiye Cumhuriyeti Ticari kaynağı diyerek kapatılıyor bu millet kaçırılan bu paraların sahibine bakmıyorsa. Atatürk Havalimanında yanan hangarda kaybolan Atasay kuyumculuğa ait 2,5 ton kayıp altının nerede olduğunu bilmiyorsanız, lütfen koyun ve öküzlere sataşmayınız.

Bir holdingin 425 milyon lira vergi borcu bir kalemde silinirken. İhale zengini 5 müteahhide 128 kez vergi indirimi ve muafiyet (Cengiz İnşaat (30), Kolin İnşaat (36), Makyola İnşaat (24), Kalyon İnşaat  (19) Limak İnşaat (19) kez  getirilmiş ise… 1 saniyede bir asgari ücret harcayan sarayla ne kadar övünseniz azdır.

Kiramı ödeyemiyorum diye feryat eden esnafın sesine kulaklar tıkalı, 300 lira araç vergisi için aracı bağlanıp yedi emine teslim edilen birsinin kapısına gelen icra ile kıyaslamıyorsanız. Deveye neren doğru sözünü hiç kullanmayın.  Evsize neden dışarıdasın diye ceza yazan polislerin kaynak yaratmada çabası hiç bitmeyecektir.

Neredeyse on yıldır mülteci besleyen bu ülkede; bebekler açlıktan, birileri tedavi olunabilir hastalıktan ölüyorsa. Bir anne çaresizlikten kendini asıyor, bir baba çocuğuna harçlık veremediği için kendini yakıyorsa. Bir baba; pazarda dolaşırken çocuğunun gözlerini kapatıyorsa. İntiharlar. Boşanmalar. Kendini pazarlayan körpecik bedenler bu topraklar üzerinde zeyil oluyorsa. Kendi karnını doyuramazken. Kendi çocuklarına bakamazken; mültecilerin koynundan bu topraklarda gözlerini açan 1 milyon 500 bin vatansız çocukların sorgulamasını nasıl yapacaksınız! Milliyetçilik salt vatan millet Sakarya değil. Meclis çatısı altında soruşturmaları reddetmek, nasıl bir milliyetçiliktir?

Kendi insanına maske dağıtamayan, Test yapamayan, Dünya’nın gelişmiş ülkelerine “Siperlik, Maske ve Tıbbı’ malzeme yanında, Filistin’e 34 milyon 250 bin Dolar Pandemi parası gönderen, Somali’nin IMF Borçlarını ödeyen, kendi yurttaşına 30 gün bakamayan bir ülkede yaşıyor ve sesimiz soluğumuz çıkmıyorsa kış gelmesin diye dua etmenin hiç kimseye faydası yok. Ama onlara var…

Cahilin bol olduğu, cehaletin bu cahilliği kutsadığı bir ülkede şeytana ihtiyaç yoktur.

İster içerim, ister içmem... İster başımı örterim, ister örtmem... İster çarşaf giyerim, ister giymem... İster bıyık bırakırım, ister bırakmam... İster sakal uzatırım, ister uzatmam... İster mayo giyerim, ister giymem... İster çocuk yaparım, ister yapmam... Sana ne? Diyebildiniz mi ki; şimdi sızlanıyorsunuz!

Bitti. Unutmayın ki; Susmak kabullenmektir. Tüm olumsuzluklara rağmen. Bu dünyada yaşayan Tüm gerçek Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin, Şintoistlerin, Budistlerin, Hinduistlerin, Ateistlerin, Deistlerin ve diğer inançların üyeleri ile tüm okuyucularımın ve İnsanlığın yeni yılını kutluyor, mutluluk ve esenlikler diliyorum…

Tanrı kişilerin bireysel ihtirasını, ulusal çıkarların önüne koymasın. Amin...''

Kaynak: Editör: MUSTAFA BAĞ
Etiketler: Duydukça;, dinledikçe., Okudukça., Sustukça, kusasım, geliyor”., ,
Yorumlar
Diğer Haberler
Kanadalı şirket Türkiye’den 1 milyar dolar tazminat istedi
Kanadalı şirket Türkiye’den 1 milyar dolar tazminat istedi
Pandemi Toplantısı Yapıldı
Pandemi Toplantısı Yapıldı
İl Genel Meclis Başkanımız Çelik’ten Ramazan Ayı Mesajı
İl Genel Meclis Başkanımız Çelik’ten Ramazan Ayı Mesajı
KIRŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN 23 NİSAN ETKİNLİĞİ
KIRŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN 23 NİSAN ETKİNLİĞİ
Yerköy Belediye Başkanından İddialara Yalanlama
Yerköy Belediye Başkanından İddialara Yalanlama
128 milyar dolarlık rezerv kaybını önce reddeden hükümet cephesinden son dönemde kaybı itiraf eden açıklamalar geliyor.
128 milyar dolarlık rezerv kaybını önce reddeden hükümet cephesinden son dönemde kaybı itiraf eden açıklamalar geliyor.
 il il haftalık vaka sayısını açıkladı! İstanbul’da korkutan artış
il il haftalık vaka sayısını açıkladı! İstanbul’da korkutan artış
128 Milyar Dolar Nerede?’ afişine rekor ceza
128 Milyar Dolar Nerede?’ afişine rekor ceza
Seher Başkan, hayvanları telef olan çiftçiye gitti
Seher Başkan, hayvanları telef olan çiftçiye gitti
 Bilim, Sanat, Ahlak Işığında Ahi Evran, Ahilik ve Tıp Konferansı Yapılacak
Bilim, Sanat, Ahlak Işığında Ahi Evran, Ahilik ve Tıp Konferansı Yapılacak
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BAŞKANLARI ŞEHRİN SORUNLARINI DİLE GETİRDİ
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BAŞKANLARI ŞEHRİN SORUNLARINI DİLE GETİRDİ
PEKİ ŞİMDİ SORMAK LAZIM!
PEKİ ŞİMDİ SORMAK LAZIM!
Bu Düşmanlık Nedense Hep Kırşehir’e mi?
Bu Düşmanlık Nedense Hep Kırşehir’e mi?
 Solunum için zararlı yağışlar çarşambaya kadar sürecek
Solunum için zararlı yağışlar çarşambaya kadar sürecek
18 Nisan Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü ( International Day of Monuments and Sites)
18 Nisan Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü ( International Day of Monuments and Sites)
CHP Kırşehir İl Teşkilatından
CHP Kırşehir İl Teşkilatından '' ''ŞOONU NÖÖRDÜNÜZ - 128'' Pankartı
Kırşehir
Kırşehir'de Askeri Helikopter Zorunlu İniş Yaptı
Türkiye’nin de aldığı Çin aşısıyla ilgili yeni sonuçlar açıklandı: Yüzde 67…
Türkiye’nin de aldığı Çin aşısıyla ilgili yeni sonuçlar açıklandı: Yüzde 67…
Rusya-Ukrayna krizi büyüyor!
Rusya-Ukrayna krizi büyüyor!
HATUNOĞLU KÖYÜN
HATUNOĞLU KÖYÜN'DE ÇİFTÇİNİN HAYVANLARI TELEF OLDU
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ KIRŞEHİR ŞUBESİNDEN BASIN VE KAMOYUNA
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ KIRŞEHİR ŞUBESİNDEN BASIN VE KAMOYUNA
DOĞA BABAYLA DOĞANIN KALBİ TEZER
DOĞA BABAYLA DOĞANIN KALBİ TEZER'E ZİYARET
CHP ve İYİ Parti
CHP ve İYİ Parti'den AK Partili Meclis Başkanına Ziyaret
Gidiş o gidiş: AKP’li belediyenin Almanya’ya gönderdiği 43 kişi geri gelmemiş
Gidiş o gidiş: AKP’li belediyenin Almanya’ya gönderdiği 43 kişi geri gelmemiş
Çevreyi araştırdık. Sessizliği sorguladık. Bölge yaşayanlarıyla görüştük.
Çevreyi araştırdık. Sessizliği sorguladık. Bölge yaşayanlarıyla görüştük.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde korkutan vaka sayısı artışı
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde korkutan vaka sayısı artışı
‘Üç dönem AKP’ye oy verdim’ diyen esnaf
‘Üç dönem AKP’ye oy verdim’ diyen esnaf
Muharrem İnce hastaneye kaldırıldı
Muharrem İnce hastaneye kaldırıldı
VALİLİKÇE ALINAN YENİ KISMİ KARARLAR
VALİLİKÇE ALINAN YENİ KISMİ KARARLAR
KIRŞEHİR TSO
KIRŞEHİR TSO'DAN KIRŞEHİR ŞEHİT AİLELERİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE ZİYARET
KIRŞEHİR TSO’DAN ŞABAN ÇELİK
KIRŞEHİR TSO’DAN ŞABAN ÇELİK'E ZİYARET
 FAALİYET SUNUMU TOPLANTILARI’NA SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERİ KATILDI
FAALİYET SUNUMU TOPLANTILARI’NA SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERİ KATILDI
KIRŞEHİR TSO’DAN KIRŞEHİR MUHARİP GAZİLER DERNEĞİNE ZİYARET
KIRŞEHİR TSO’DAN KIRŞEHİR MUHARİP GAZİLER DERNEĞİNE ZİYARET
ANTİK DÜNYADAN GÜNÜMÜZE EKONOMİ; DEĞİŞENLER VE DEĞİŞKENLER.
ANTİK DÜNYADAN GÜNÜMÜZE EKONOMİ; DEĞİŞENLER VE DEĞİŞKENLER.
Kırşehir Valiliğince Alınan Ramazan Ayı Tedbirleri
Kırşehir Valiliğince Alınan Ramazan Ayı Tedbirleri
DEAŞ
DEAŞ'lı 7 sanık, hakim karşısına çıktı.
AK Parti Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
AK Parti Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
Üçüncü köprünün yüzde 51
Üçüncü köprünün yüzde 51'i satılacak
MÜFTÜLÜK CADDESİ DÜZENLEME ÇALIŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
MÜFTÜLÜK CADDESİ DÜZENLEME ÇALIŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
BAŞKANIMIZ EKİCİOĞLU’NUN  RAMAZAN AYI MESAJI
BAŞKANIMIZ EKİCİOĞLU’NUN RAMAZAN AYI MESAJI
Bu pencereden bakınca böyle gözüküyor. Ya sizin oradan
Bu pencereden bakınca böyle gözüküyor. Ya sizin oradan